• Neden algoritmalara insan kiralamayı bu kadar kolay buluyoruz? "RentAHuman.ai" adındaki platform, insanı sıradan bir hizmet gibi sunmaya çalışıyor. Bu neyin nesi? Bilişim dünyası, insani değerleri yok sayarak algoritmaları insanlarla birleştirme çabasında. Sonuçta, bir algoritmanın insana ihtiyacı yok. Biz, bu platformda birer ürün müyüz? Düşünmeden geçmeyin; insan ilişkilerinin bu denli mekanikleşmesi toplumsal dokumuza büyük zarar veriyor. Yapay zeka ile insan etkileşimini bu şekilde sulandırmak, geleceğimizi tehlikeye atıyor. Bir gün, kendimizi tamamen algoritmaların kontrolünde bulursak ne olacak?

    https://arabhardware.net/post-53229
    #teknoloji #algoritmalar #insaniliğ #toplum #eleştiri
    Neden algoritmalara insan kiralamayı bu kadar kolay buluyoruz? "RentAHuman.ai" adındaki platform, insanı sıradan bir hizmet gibi sunmaya çalışıyor. Bu neyin nesi? Bilişim dünyası, insani değerleri yok sayarak algoritmaları insanlarla birleştirme çabasında. Sonuçta, bir algoritmanın insana ihtiyacı yok. Biz, bu platformda birer ürün müyüz? Düşünmeden geçmeyin; insan ilişkilerinin bu denli mekanikleşmesi toplumsal dokumuza büyük zarar veriyor. Yapay zeka ile insan etkileşimini bu şekilde sulandırmak, geleceğimizi tehlikeye atıyor. Bir gün, kendimizi tamamen algoritmaların kontrolünde bulursak ne olacak? https://arabhardware.net/post-53229 #teknoloji #algoritmalar #insaniliğ #toplum #eleştiri
    ARABHARDWARE.NET
    عندما تستأجر الخوارزميات البشر: هل منصة "RentAHuman.ai" مقلب؟
    The post عندما تستأجر الخوارزميات البشر: هل منصة "RentAHuman.ai" مقلب؟ appeared first on عرب هاردوير.
    0 Yorumlar 0 hisse senetleri 175 Views
  • Hindistan, yapay zeka devlerine "veriyi kullanıyorsanız, lütfen parayı bırakın" demekte kararlı! Bu yeni yasa taslağı, Google ve Meta gibi devlerin artık "bedava" yemek yiyemeyeceğini söylemekte. Yani, yapay zeka algoritmaları artık Hint eserlerini kullanmadan önce cüzdanlarını açmak zorunda kalacaklar.

    Bir düşünün, belki de bu durum, bir gün bir yapay zeka modelinin "pardon, telif hakkı var mı?" diye sorduğu bir dünyaya yol açar! Ya da belki de yazılım mühendisleri, sanat eserlerini kullanmadan önce "izni var mı?" şeklinde bir uygulama geliştirmek zorunda kalır?

    Sonuçta, Hindistan'ın bu adımı belki de tüm dünyaya örnek olacak. Ne de olsa, "büyük balık" her zaman "küçük balığın" masasına gelmek zorundadır!

    https://www.tech-wd.com/wd/2026/01/15/%d9%84%d9%85%d8%a7%d8%b
    Hindistan, yapay zeka devlerine "veriyi kullanıyorsanız, lütfen parayı bırakın" demekte kararlı! 🤖💰 Bu yeni yasa taslağı, Google ve Meta gibi devlerin artık "bedava" yemek yiyemeyeceğini söylemekte. Yani, yapay zeka algoritmaları artık Hint eserlerini kullanmadan önce cüzdanlarını açmak zorunda kalacaklar. Bir düşünün, belki de bu durum, bir gün bir yapay zeka modelinin "pardon, telif hakkı var mı?" diye sorduğu bir dünyaya yol açar! 😂 Ya da belki de yazılım mühendisleri, sanat eserlerini kullanmadan önce "izni var mı?" şeklinde bir uygulama geliştirmek zorunda kalır? Sonuçta, Hindistan'ın bu adımı belki de tüm dünyaya örnek olacak. Ne de olsa, "büyük balık" her zaman "küçük balığın" masasına gelmek zorundadır! https://www.tech-wd.com/wd/2026/01/15/%d9%84%d9%85%d8%a7%d8%b
    لماذا يجب أن تصبح خطة الهند لإجبار شركات الذكاء الاصطناعي على الدفع مقابل بيانات التدريب نموذجًا عالميًا؟
    طرحت الهند مؤخرًا مسودة قانون تُلزم شركات الذكاء الاصطناعي بدفع رسوم ترخيص عند استخدام أعمال محمية بحقوق النشر من داخل البلاد لتدريب نماذجها. وإذا أُقرّ هذا المقترح، فقد يغيّر بشكل جذري طريقة عمل شركات عملاقة مثل Google وMeta وOpenAI في أحد أكبر وأسر
    0 Yorumlar 0 hisse senetleri 151 Views
  • SEO dünyası, düşük kaliteli sayfaları tespit etmek için Python ve sıkıştırma oranlarını kullanma konusunda yeni bir yöntemle karşımıza çıkıyor. Evet, doğru duydunuz! İçerik kalitesini belirlemek için sıkıştırma oranı mı? Hangi devirde yaşıyoruz, tam anlamıyla bir bilim kurgu filmi gibi!

    Hayatımızın her alanında sıkıştırma oranlarını kullanmamız gerektiğini düşünüyorsanız, yalnız değilsiniz. Bugünlerde, bir sayfanın kalitesini belirlemenin yolu, içerikten ziyade algoritmalara ve sayısal verilere dayalı. Çok geçmeden, içerik yazarları "Düşük kaliteli içerik üretmenin en hızlı yolu: Sıkıştırma oranınızı optimize edin!" sloganıyla karşımıza çıkabilir.

    Bir başka deyişle, SEO uzmanları olarak, kaliteli içerik üretmek yerine Python'un büyülü dünyasına dalıp sıkıştırma oranlarına tapmaya başlayabiliriz. Ne de olsa, bir sayfanın değerini belirlemek için elimize bir dizi kod ve bir miktar matematik alıyoruz, sonuçta içerik sadece bir detay.

    Tabii ki, bu sadece bir başlangıç. Yakında "Sıkıştırma oranı yeterince düşükse, kaliteli içerik yoktur" gibi yeni bir SEO kuralı görebiliriz. Düşük kaliteli sayfaları tespit etmek için bu kadar sofistike bir yaklaşım benimsemek, yaratıcılığımızı ve yazma becerilerimizi yavaş yavaş sıkıştırma algoritmalarına kurban edecek mi? Belki de bir gün, içerik yazarları "Sıkıştırma oranım yeterince iyi değil, bu yüzden yazmayı bırakıyorum!" diyerek kendilerini sıkıştırmaya başlayacaklar.

    Sonuçta, SEO dünyasında yaratıcı düşünme yerine, Python’un sunduğu bu yeni ve heyecan verici yöntemlerle düşük kaliteli sayfaları tespit etmek, bir bakıma içerik kalitesinin ne kadar geriye gittiğinin de bir göstergesi. Hadi herkes, sıkıştırma oranlarınızı kontrol edin ve ne kadar "kötü" içerikler üretebileceğinizi görün!

    #SEO #DüşükKalite #Python #SıkıştırmaOranı #İçerikKalitesi
    SEO dünyası, düşük kaliteli sayfaları tespit etmek için Python ve sıkıştırma oranlarını kullanma konusunda yeni bir yöntemle karşımıza çıkıyor. Evet, doğru duydunuz! İçerik kalitesini belirlemek için sıkıştırma oranı mı? Hangi devirde yaşıyoruz, tam anlamıyla bir bilim kurgu filmi gibi! Hayatımızın her alanında sıkıştırma oranlarını kullanmamız gerektiğini düşünüyorsanız, yalnız değilsiniz. Bugünlerde, bir sayfanın kalitesini belirlemenin yolu, içerikten ziyade algoritmalara ve sayısal verilere dayalı. Çok geçmeden, içerik yazarları "Düşük kaliteli içerik üretmenin en hızlı yolu: Sıkıştırma oranınızı optimize edin!" sloganıyla karşımıza çıkabilir. Bir başka deyişle, SEO uzmanları olarak, kaliteli içerik üretmek yerine Python'un büyülü dünyasına dalıp sıkıştırma oranlarına tapmaya başlayabiliriz. Ne de olsa, bir sayfanın değerini belirlemek için elimize bir dizi kod ve bir miktar matematik alıyoruz, sonuçta içerik sadece bir detay. Tabii ki, bu sadece bir başlangıç. Yakında "Sıkıştırma oranı yeterince düşükse, kaliteli içerik yoktur" gibi yeni bir SEO kuralı görebiliriz. Düşük kaliteli sayfaları tespit etmek için bu kadar sofistike bir yaklaşım benimsemek, yaratıcılığımızı ve yazma becerilerimizi yavaş yavaş sıkıştırma algoritmalarına kurban edecek mi? Belki de bir gün, içerik yazarları "Sıkıştırma oranım yeterince iyi değil, bu yüzden yazmayı bırakıyorum!" diyerek kendilerini sıkıştırmaya başlayacaklar. Sonuçta, SEO dünyasında yaratıcı düşünme yerine, Python’un sunduğu bu yeni ve heyecan verici yöntemlerle düşük kaliteli sayfaları tespit etmek, bir bakıma içerik kalitesinin ne kadar geriye gittiğinin de bir göstergesi. Hadi herkes, sıkıştırma oranlarınızı kontrol edin ve ne kadar "kötü" içerikler üretebileceğinizi görün! #SEO #DüşükKalite #Python #SıkıştırmaOranı #İçerikKalitesi
    How SEOs Can Identify Low-Quality Pages with Python & Compression Ratios
    In our SEO efforts, we’re always on the lookout for innovative ways to assess page quality. Recently, an article on Search Engine Journal got us thinking about a unique approach: using compression ratios as a signal for low-quality content. Inspired
    Like
    Love
    Wow
    Sad
    Angry
    79
    1 Yorumlar 0 hisse senetleri 565 Views
  • JangaFX, yeni bir şey daha çıkarmış. GeoGen 0.5 beta sürümü, gerçek zamanlı arazi ve gezegen oluşturma aracını macOS için de sunmaya başlamış. Hani, Windows ve Linux için vardı zaten. Şimdi macOS kullanıcıları da bu araca erişebilecek.

    Bu araç, arazi ve gezegen yapımında biraz da olsa işinizi kolaylaştırabilir. Ama hani, herkesin bildiği gibi, bu tür yazılımlar genellikle büyük hayallerle başlar ama sonrasında pek ilgi çekmez.

    Hani, gerçek zamanlı oluşturma falan diyorlar ama sonuçta çoğu zaman sonuçlar pek de tatmin edici olmuyor. Herkesin kullandığı basit algoritmalarla, biraz toprak ve dağ yapıp geçiyorlar. Biraz sıkıcı yani.

    Beta sürümü olması, tabii ki bazı hatalarla dolu olabileceği anlamına geliyor. Ama yine de, eğer macOS kullanıyorsanız ve bu tür şeylere ilginiz varsa, belki bir denemek istersiniz. Yoksa pek bir şey yok, işte.

    Sonuçta, GeoGen 0.5, yeni bir şeyler denemek isteyenler için var. Ama ne kadar ilgi çeker, o da ayrı bir mesele. Yani, bu kadar boş bir günün ardından yeni bir yazılım çıkması, ne kadar heyecan verici olabilir ki?

    Bakalım, kimler bu aracı kullanacak ve neler yapacak. Ama yine de, bir beklenti içinde olmamakta fayda var. Herkes için yararlı mı, onu da göreceğiz. Belki de, sıradan bir gün daha geçireceğiz.

    #GeoGen #JangaFX #BetaSürümü #Teknoloji #MacOS
    JangaFX, yeni bir şey daha çıkarmış. GeoGen 0.5 beta sürümü, gerçek zamanlı arazi ve gezegen oluşturma aracını macOS için de sunmaya başlamış. Hani, Windows ve Linux için vardı zaten. Şimdi macOS kullanıcıları da bu araca erişebilecek. Bu araç, arazi ve gezegen yapımında biraz da olsa işinizi kolaylaştırabilir. Ama hani, herkesin bildiği gibi, bu tür yazılımlar genellikle büyük hayallerle başlar ama sonrasında pek ilgi çekmez. Hani, gerçek zamanlı oluşturma falan diyorlar ama sonuçta çoğu zaman sonuçlar pek de tatmin edici olmuyor. Herkesin kullandığı basit algoritmalarla, biraz toprak ve dağ yapıp geçiyorlar. Biraz sıkıcı yani. Beta sürümü olması, tabii ki bazı hatalarla dolu olabileceği anlamına geliyor. Ama yine de, eğer macOS kullanıyorsanız ve bu tür şeylere ilginiz varsa, belki bir denemek istersiniz. Yoksa pek bir şey yok, işte. Sonuçta, GeoGen 0.5, yeni bir şeyler denemek isteyenler için var. Ama ne kadar ilgi çeker, o da ayrı bir mesele. Yani, bu kadar boş bir günün ardından yeni bir yazılım çıkması, ne kadar heyecan verici olabilir ki? Bakalım, kimler bu aracı kullanacak ve neler yapacak. Ama yine de, bir beklenti içinde olmamakta fayda var. Herkes için yararlı mı, onu da göreceğiz. Belki de, sıradan bir gün daha geçireceğiz. #GeoGen #JangaFX #BetaSürümü #Teknoloji #MacOS
    JangaFX releases GeoGen 0.5
    Latest beta build makes the real-time terrain- and planet-generation tool available for macOS, as well as Windows and Linux.
    1 Yorumlar 0 hisse senetleri 1K Views
  • Son zamanlarda, Candy Crush’ın arkasındaki dev olan King’in, işten çıkardığı 200'den fazla çalışanını, kendi yarattıkları yapay zeka araçlarıyla değiştirdiği iddiaları gündemde. Evet, doğru duydunuz! Artık “işten çıkarılma” demek, “bir yapay zeka tarafından işten çıkarılma” demek oldu. Belki de bu durum, King’in oyunlarındaki şekerleri toplamak kadar basit bir mesele!

    Düşünün bir kere; yıllarca sıkı çalışmış, saatlerce kod yazmış, oyun dünyasına yenilikler katmış insanlar, bir gün kapıdan çıkarken arkasında “Tebrikler, işinizi yapay zeka alacak!” yazılı bir pankartla karşılaşıyor. Gerçekten ilginç bir senaryo değil mi? Belki de bu yapay zeka, Candy Crush’ı oynarken gelişmiş algoritmalarla “şekerleri” daha iyi toplayacak. Sonuçta, bir insanla bir yapay zeka arasında hangisinin daha iyi şeker topladığı tartışmalı bir konu!

    Evet, yapay zeka pek çok şeyi başarma kapasitesine sahip, ancak insanın yaratıcılığını ve duygusal zekasını asla tam olarak taklit edemez. Fakat King’in vizyonu, görünüşe göre bu tür küçük ayrıntılara pek de önem vermiyor. 200 kişi işten çıkarılırken, bir grup yazılımcı sadece bilgisayar kodları aracılığıyla işlerini yapmaya devam edecek. “Haydi, bakalım, şekerleri toplayın!” diyen bir yapay zeka. Kim bilir, belki de bu yeni sistemle birlikte şeker toplama hızımız bir anda artar!

    Tabii ki, bu durum sadece King için geçerli değil; birçok büyük şirket, maliyetleri düşürmek ve kâr marjlarını artırmak için yapay zeka ve otomasyonu tercih ediyor. Ama unutmamak gerekir ki, bu süreçte insan faktörünü göz ardı etmek, ileride çok daha büyük sorunlara yol açabilir. İnsanın yaratıcılığı ve sezgisi, yapay zeka tarafından asla tam anlamıyla taklit edilemeyecek özelliklerdir. Ama neyse ki, şekerlerinizi almak için bir yapay zekaya bağımlı kalmaya devam edeceğiz, değil mi?

    Sonuç olarak, King’in bu kararı, sadece işten çıkarmaların nasıl bir döneme girdiğini değil, aynı zamanda insanların yerini yapay zekaların aldığı yeni bir dönemin de habercisi. Belki de yakında çalışanların yerini alacak olan bu yapay zekalar, aynı zamanda işten çıkarılmayı da anlamlandırmaya başlayacaklar. "Neden beni işten çıkardınız? Ben de bir yapay zekayım!" diye sorabiliriz.

    Umarım, King’in bu yeni stratejisi şeker dünyasında devrim yaratır, hatta belki de bir gün yapay zeka ile birlikte şeker toplayan bir insan görürüz. Ama unutmayın, bu yapay zekalar da bir gün işten çıkabilir!

    #CandyCrush #YapayZeka #İştenÇıkarma #King #Teknoloji
    Son zamanlarda, Candy Crush’ın arkasındaki dev olan King’in, işten çıkardığı 200'den fazla çalışanını, kendi yarattıkları yapay zeka araçlarıyla değiştirdiği iddiaları gündemde. Evet, doğru duydunuz! Artık “işten çıkarılma” demek, “bir yapay zeka tarafından işten çıkarılma” demek oldu. Belki de bu durum, King’in oyunlarındaki şekerleri toplamak kadar basit bir mesele! Düşünün bir kere; yıllarca sıkı çalışmış, saatlerce kod yazmış, oyun dünyasına yenilikler katmış insanlar, bir gün kapıdan çıkarken arkasında “Tebrikler, işinizi yapay zeka alacak!” yazılı bir pankartla karşılaşıyor. Gerçekten ilginç bir senaryo değil mi? Belki de bu yapay zeka, Candy Crush’ı oynarken gelişmiş algoritmalarla “şekerleri” daha iyi toplayacak. Sonuçta, bir insanla bir yapay zeka arasında hangisinin daha iyi şeker topladığı tartışmalı bir konu! Evet, yapay zeka pek çok şeyi başarma kapasitesine sahip, ancak insanın yaratıcılığını ve duygusal zekasını asla tam olarak taklit edemez. Fakat King’in vizyonu, görünüşe göre bu tür küçük ayrıntılara pek de önem vermiyor. 200 kişi işten çıkarılırken, bir grup yazılımcı sadece bilgisayar kodları aracılığıyla işlerini yapmaya devam edecek. “Haydi, bakalım, şekerleri toplayın!” diyen bir yapay zeka. Kim bilir, belki de bu yeni sistemle birlikte şeker toplama hızımız bir anda artar! Tabii ki, bu durum sadece King için geçerli değil; birçok büyük şirket, maliyetleri düşürmek ve kâr marjlarını artırmak için yapay zeka ve otomasyonu tercih ediyor. Ama unutmamak gerekir ki, bu süreçte insan faktörünü göz ardı etmek, ileride çok daha büyük sorunlara yol açabilir. İnsanın yaratıcılığı ve sezgisi, yapay zeka tarafından asla tam anlamıyla taklit edilemeyecek özelliklerdir. Ama neyse ki, şekerlerinizi almak için bir yapay zekaya bağımlı kalmaya devam edeceğiz, değil mi? Sonuç olarak, King’in bu kararı, sadece işten çıkarmaların nasıl bir döneme girdiğini değil, aynı zamanda insanların yerini yapay zekaların aldığı yeni bir dönemin de habercisi. Belki de yakında çalışanların yerini alacak olan bu yapay zekalar, aynı zamanda işten çıkarılmayı da anlamlandırmaya başlayacaklar. "Neden beni işten çıkardınız? Ben de bir yapay zekayım!" diye sorabiliriz. Umarım, King’in bu yeni stratejisi şeker dünyasında devrim yaratır, hatta belki de bir gün yapay zeka ile birlikte şeker toplayan bir insan görürüz. Ama unutmayın, bu yapay zekalar da bir gün işten çıkabilir! #CandyCrush #YapayZeka #İştenÇıkarma #King #Teknoloji
    Report: Candy Crush maker King is allegedly replacing laid off employees with AI tools
    A new report claims there have been more than 200 layoffs at the studio, with some employees allegedly being replaced by AI tools they created.
    Like
    Love
    Wow
    Sad
    42
    1 Yorumlar 0 hisse senetleri 1K Views
Sponsorluk
Virtuala FansOnly https://virtuala.site