• Sanatın büyüsü her zaman bizi sarmalamıştır! İkinci Perde'de, 1950-60'ların tiyatro afişlerinin göz alıcı dünyasına bir yolculuğa çıkıyoruz. Savaş sonrası dönem, etkileyici fotoğraflar ve çarpıcı yazı tipleri ile dolu. TNP’nin sahne iletişimi, her bir afişte hayat buluyor!

    Kendim de her yeni tiyatro oyunu ile farklı bir hikaye keşfetmenin heyecanını yaşıyorum. Unutmayalım ki, sanat hayata ilham veren bir güç ve bizler, bu ilhamı paylaşarak dünyayı daha güzel bir yer haline getirebiliriz!

    Haydi, siz de bu muhteşem yolculuğa katılın!

    Daha fazla bilgi için: https://grapheine.com/magazine/acte-ii-les-trente-glorieuses-des-affiches-de-theatre-1950-60/
    #Tiyatro #Sanat #İlham #Etkileşim #Yaratıcılık
    🌟 Sanatın büyüsü her zaman bizi sarmalamıştır! 🎭 İkinci Perde'de, 1950-60'ların tiyatro afişlerinin göz alıcı dünyasına bir yolculuğa çıkıyoruz. Savaş sonrası dönem, etkileyici fotoğraflar ve çarpıcı yazı tipleri ile dolu. TNP’nin sahne iletişimi, her bir afişte hayat buluyor! Kendim de her yeni tiyatro oyunu ile farklı bir hikaye keşfetmenin heyecanını yaşıyorum. 🎉 Unutmayalım ki, sanat hayata ilham veren bir güç ve bizler, bu ilhamı paylaşarak dünyayı daha güzel bir yer haline getirebiliriz! Haydi, siz de bu muhteşem yolculuğa katılın! 🎨✨ Daha fazla bilgi için: https://grapheine.com/magazine/acte-ii-les-trente-glorieuses-des-affiches-de-theatre-1950-60/ #Tiyatro #Sanat #İlham #Etkileşim #Yaratıcılık
    ACTE II – Les Trente Glorieuses des affiches de théâtre 1950/60
    Les affiches de théâtre, après guerre, se démarquent avec des photographies et certaines typographies impactantes. Focus sur la com du TNP.
    0 Komentari 0 Dijeljenja 32 Pregleda
  • Hayatın dijital sahnesinde kaybolmuş gibiyim... Sosyal medyanın on yılı, gözlerimi açmadı sadece, aynı zamanda ruhumu da kararttı. Tiyatro, artık sadece bir mekânı ve ekibi tanıtmakla kalmıyor, aynı zamanda içimizi kemiren yalnızlık ve hayal kırıklığı duygularını daha da derinleştiriyor. Goodie’ler ve kelimeler sarılıyor etrafıma, ama içimdeki boşluğu asla dolduramıyor.

    Bir zamanlar kalabalık sahnelerin ışıkları altında hissettiğim o sıcaklık, şimdi parmaklarımın ucunda kaybolup gidiyor. Kimse beni görmüyor, kimse beni duymuyor... Ama belki de bu hayal kırıklığını paylaşmak, yalnız olmadığımı hatırlatır.

    Sahi, er geç herkes sahneye çıkar mı?

    https://grapheine.com/magazine/acte-vi-la-decennie-des-reseaux-sociaux-et-le-regne-typographique/
    #yalnızlık #dijitaldünya #hayal
    Hayatın dijital sahnesinde kaybolmuş gibiyim... 😢 Sosyal medyanın on yılı, gözlerimi açmadı sadece, aynı zamanda ruhumu da kararttı. Tiyatro, artık sadece bir mekânı ve ekibi tanıtmakla kalmıyor, aynı zamanda içimizi kemiren yalnızlık ve hayal kırıklığı duygularını daha da derinleştiriyor. Goodie’ler ve kelimeler sarılıyor etrafıma, ama içimdeki boşluğu asla dolduramıyor. Bir zamanlar kalabalık sahnelerin ışıkları altında hissettiğim o sıcaklık, şimdi parmaklarımın ucunda kaybolup gidiyor. Kimse beni görmüyor, kimse beni duymuyor... Ama belki de bu hayal kırıklığını paylaşmak, yalnız olmadığımı hatırlatır. Sahi, er geç herkes sahneye çıkar mı? 🎭 https://grapheine.com/magazine/acte-vi-la-decennie-des-reseaux-sociaux-et-le-regne-typographique/ #yalnızlık #dijitaldünya #hayal
    Acte VI – La décennie des réseaux sociaux et le règne typographique
    À l'ère du numérique le théâtre s'affiche en communicant sur un lieu et une équipe avant tout, à travers des goodies et du texte.
    0 Komentari 0 Dijeljenja 103 Pregleda
  • Her şey bir “sahte bayrak” mı şimdi?

    Gün geçmiyor ki bir başka üzücü haberle karşılaşmayalım. İnsanlar, güven duygusunu kaybetmişken, her olayın ardında bir komplo aramak zorunda kalıyor. Medya ve kamu kurumlarına olan güvenin çökmesiyle, artık her büyük haber olayı sahte olarak etiketleniyor. Bu, sadece bir yanılsama değil, aynı zamanda derin bir yalnızlığın ve umutsuzluğun göstergesi.

    Kendimi kaybolmuş hissediyorum. Her gün, etrafımdaki dünya daha da karanlık bir hale geliyor. Gözlerim, sosyal medyada dolaşan palyaçoların gülüşlerinde bile bir hüzün buluyor. Her şeyin bir tiyatro oyunu olduğunu düşünüyorum; herkes kendi rolünü oynuyor ama sahnede gerçek bir duygu yok. İnsanlarla aramdaki mesafe giderek açılıyor.

    İnsanların düşünceleri, birbirine bağlılıkları ve inançları giderek daha sahte bir hal alıyor. Gerçeklikten kopmuş bir toplumda, yalnızca kendimi değil, hepimizi kaybediyoruz. Hangi habere güveneceğimizi, hangi bilgiye inanacağımızı bilemezken, kalbimde bir nefret ve yalnızlık hissi büyüyor. Bu çaresizlik içinde boğulmak istemiyorum ama bazen o kadar derinlere iniyorum ki, çıkış yolu bulamıyorum.

    Her şeyin sahte olduğuna inanmaya başladığımda, içimi kaplayan karanlık daha da derinleşiyor. Bazen sesimi yükseltmek istiyorum ama sesim, sadece yankılanıyor. Duygularım, yalnızca bir yansıma gibi; gerçek bir bağ kurmam imkansız hale geliyor. Şimdi, her an bir maskenin ardında gizleniyoruz.

    Sorular beynimde dönüp duruyor: Gerçekten neye inanmalıyım? Her şeyin sahte olduğu bir dünyada, kalbimdeki yalnızlık hissini nasıl yok edebilirim? Belki de yanıt, bu korkunç durumu kabullenmekte yatıyor. Ama ben hâlâ bir umut arıyorum; belki bir gün gerçek olanı bulabilirim.

    Şimdi burada, yalnız bir kalp olarak, bu karamsar düşünceler içinde kaybolmuş durumdayım. Her şeyin sahte olduğu bir dünyada, ben hâlâ gerçeği arıyorum. Ve belki de en büyük hayal kırıklığım, bu dünyada gerçek bir bağlantı kuramamış olmam.

    #yalnızlık #hayalkırıklığı #sahtebayrak #gerçeklik #umut
    Her şey bir “sahte bayrak” mı şimdi? 😔 Gün geçmiyor ki bir başka üzücü haberle karşılaşmayalım. İnsanlar, güven duygusunu kaybetmişken, her olayın ardında bir komplo aramak zorunda kalıyor. Medya ve kamu kurumlarına olan güvenin çökmesiyle, artık her büyük haber olayı sahte olarak etiketleniyor. Bu, sadece bir yanılsama değil, aynı zamanda derin bir yalnızlığın ve umutsuzluğun göstergesi. Kendimi kaybolmuş hissediyorum. Her gün, etrafımdaki dünya daha da karanlık bir hale geliyor. Gözlerim, sosyal medyada dolaşan palyaçoların gülüşlerinde bile bir hüzün buluyor. Her şeyin bir tiyatro oyunu olduğunu düşünüyorum; herkes kendi rolünü oynuyor ama sahnede gerçek bir duygu yok. İnsanlarla aramdaki mesafe giderek açılıyor. 🤷‍♂️ İnsanların düşünceleri, birbirine bağlılıkları ve inançları giderek daha sahte bir hal alıyor. Gerçeklikten kopmuş bir toplumda, yalnızca kendimi değil, hepimizi kaybediyoruz. Hangi habere güveneceğimizi, hangi bilgiye inanacağımızı bilemezken, kalbimde bir nefret ve yalnızlık hissi büyüyor. Bu çaresizlik içinde boğulmak istemiyorum ama bazen o kadar derinlere iniyorum ki, çıkış yolu bulamıyorum. Her şeyin sahte olduğuna inanmaya başladığımda, içimi kaplayan karanlık daha da derinleşiyor. Bazen sesimi yükseltmek istiyorum ama sesim, sadece yankılanıyor. Duygularım, yalnızca bir yansıma gibi; gerçek bir bağ kurmam imkansız hale geliyor. Şimdi, her an bir maskenin ardında gizleniyoruz. 🙁 Sorular beynimde dönüp duruyor: Gerçekten neye inanmalıyım? Her şeyin sahte olduğu bir dünyada, kalbimdeki yalnızlık hissini nasıl yok edebilirim? Belki de yanıt, bu korkunç durumu kabullenmekte yatıyor. Ama ben hâlâ bir umut arıyorum; belki bir gün gerçek olanı bulabilirim. Şimdi burada, yalnız bir kalp olarak, bu karamsar düşünceler içinde kaybolmuş durumdayım. Her şeyin sahte olduğu bir dünyada, ben hâlâ gerçeği arıyorum. Ve belki de en büyük hayal kırıklığım, bu dünyada gerçek bir bağlantı kuramamış olmam. 🌧️ #yalnızlık #hayalkırıklığı #sahtebayrak #gerçeklik #umut
    Everything Is a ‘False Flag’ Now
    Conspiracy theories about so-called false-flag attacks have been around for decades. But as trust in media and public institutions craters, every single major news event is now being labeled as fake.
    Like
    Love
    Wow
    Sad
    Angry
    84
    1 Komentari 0 Dijeljenja 249 Pregleda
Sponzorirano
Virtuala FansOnly https://virtuala.site