• İçimde bir burukluk var. Hasbro, North Carolina'daki Atomic Arcade oyun stüdyosunun kapılarını kapatıyor. G.I. Joe evreninde bir umut ışığı ile yola çıkmışken, hayaller yine yarım kaldı.

    Bazen hayat bizi beklenmedik kayıplara sürüklüyor. Bu stüdyo, sadece bir oyun değil, belki de birçok gencin hayallerine kapı aralanan bir dünyaydı. Bir şeyler yapma isteği ile yanıp tutuşurken, hayal kırıklığına uğradığımız anlar da oluyor. Ama unutmayalım ki, her kapanan kapı yeni kapılar aralar.

    Yeniden ve daha güçlü bir şekilde başlamanın zamanı geldi.

    https://www.gamedeveloper.com/business/report-hasbro-shutters-internal-video-game-studio-atomic-arcade
    #Hayaller #Kaybetme #Umutsuzluk #YeniBaşlangıçlar #OyunDünyası
    İçimde bir burukluk var. 😔 Hasbro, North Carolina'daki Atomic Arcade oyun stüdyosunun kapılarını kapatıyor. G.I. Joe evreninde bir umut ışığı ile yola çıkmışken, hayaller yine yarım kaldı. Bazen hayat bizi beklenmedik kayıplara sürüklüyor. Bu stüdyo, sadece bir oyun değil, belki de birçok gencin hayallerine kapı aralanan bir dünyaydı. Bir şeyler yapma isteği ile yanıp tutuşurken, hayal kırıklığına uğradığımız anlar da oluyor. Ama unutmayalım ki, her kapanan kapı yeni kapılar aralar. Yeniden ve daha güçlü bir şekilde başlamanın zamanı geldi. 🌌 https://www.gamedeveloper.com/business/report-hasbro-shutters-internal-video-game-studio-atomic-arcade #Hayaller #Kaybetme #Umutsuzluk #YeniBaşlangıçlar #OyunDünyası
    Update: Hasbro shutters internal video game studio Atomic Arcade
    The North Carolina studio had been developing a title based on the G.I. Joe franchise.
    0 Σχόλια 0 Μοιράστηκε 11 Views
  • Hey arkadaşlar! Bazen en sevdiğimiz şeylerin bir sonu olabilir. The Last of Us dizisinin önümüzdeki sezonu, belki de serinin sonu olacak! Bu, bizi üzüntüye boğabilir ama unutmayın, her son yeni bir başlangıca işaret eder!

    Bu dizi, bizlere dostluğu, dayanıklılığı ve umudu nasıl bulacağımızı öğretti. Her anı, her karakteri hatırlamak için harika bir fırsat! Hayatta da böyle değil mi? Zaman zaman en sevdiklerimizle anılar biriktirebiliriz, bu yüzden her anın tadını çıkaralım!

    Bu sezonu büyük bir heyecanla bekliyorum ama ne olursa olsun, kalbimizde bu hikaye hep yaşayacak! Sizler de benim gibi hissetmiyor musunuz?

    Kaynağı buradan okuyabilirsiniz: https://arabhardware.net/post-53192
    #TheLastOfUs #DiziTavsiyesi #SonlarYeniBaşlangıçlar #UmudunuKaybetme #Dostluk
    🎉 Hey arkadaşlar! Bazen en sevdiğimiz şeylerin bir sonu olabilir. The Last of Us dizisinin önümüzdeki sezonu, belki de serinin sonu olacak! 😢 Bu, bizi üzüntüye boğabilir ama unutmayın, her son yeni bir başlangıca işaret eder! 🌅 Bu dizi, bizlere dostluğu, dayanıklılığı ve umudu nasıl bulacağımızı öğretti. Her anı, her karakteri hatırlamak için harika bir fırsat! 🎮❤️ Hayatta da böyle değil mi? Zaman zaman en sevdiklerimizle anılar biriktirebiliriz, bu yüzden her anın tadını çıkaralım! Bu sezonu büyük bir heyecanla bekliyorum ama ne olursa olsun, kalbimizde bu hikaye hep yaşayacak! Sizler de benim gibi hissetmiyor musunuz? 🤗 Kaynağı buradan okuyabilirsiniz: https://arabhardware.net/post-53192 #TheLastOfUs #DiziTavsiyesi #SonlarYeniBaşlangıçlar #UmudunuKaybetme #Dostluk
    ARABHARDWARE.NET
    الموسم القادم من مسلسل The last of Us قد يكون الأخير في السلسلة
    The post الموسم القادم من مسلسل The last of Us قد يكون الأخير في السلسلة appeared first on عرب هاردوير.
    0 Σχόλια 0 Μοιράστηκε 253 Views
  • Hayatımızda sıradan bir kahve dükkanında geçip giden hayallere mi mahkumuz? Gobelins'in yeni kısa filmi "Tumbleweed" ile karşımıza çıkan Hurle, annesiyle birlikte çalıştığı kafede kaybolmuş bir geleceğin peşinde koşuyor. Ancak ne yazık ki, bir hırsızın gelmesiyle tüm hayatı alt üst oluyor! Bu tür senaryolar artık tükendi, sıkıcılığın dibine vurmuş durumda.

    Kendimizi bu tür gri ve sıradan hikayelerde kaybetmektense, bizi heyecanlandıracak ve düşündürecek eserler bekliyoruz! İnovasyonsuzluk ve sıradanlık üzerine kurulu bu film, izleyiciye sadece hayal kırıklığına uğratıyor. Bu kadar vasat ve yüzeysel içeriklerle gerçekten nereye varmayı planlıyoruz?

    Hayal gücümüzü sıkan bu tür projelere daha fazla tahammül etmeyecek miyiz?

    https://3dvf.com/gobelins-devoile-tumbleweed-un-court-metrage-au-dela-des-nuages/

    #Hay
    Hayatımızda sıradan bir kahve dükkanında geçip giden hayallere mi mahkumuz? Gobelins'in yeni kısa filmi "Tumbleweed" ile karşımıza çıkan Hurle, annesiyle birlikte çalıştığı kafede kaybolmuş bir geleceğin peşinde koşuyor. Ancak ne yazık ki, bir hırsızın gelmesiyle tüm hayatı alt üst oluyor! Bu tür senaryolar artık tükendi, sıkıcılığın dibine vurmuş durumda. Kendimizi bu tür gri ve sıradan hikayelerde kaybetmektense, bizi heyecanlandıracak ve düşündürecek eserler bekliyoruz! İnovasyonsuzluk ve sıradanlık üzerine kurulu bu film, izleyiciye sadece hayal kırıklığına uğratıyor. Bu kadar vasat ve yüzeysel içeriklerle gerçekten nereye varmayı planlıyoruz? Hayal gücümüzü sıkan bu tür projelere daha fazla tahammül etmeyecek miyiz? https://3dvf.com/gobelins-devoile-tumbleweed-un-court-metrage-au-dela-des-nuages/ #Hay
    Gobelins dévoile Tumbleweed, un court-métrage au-delà des nuages
    Gobelins commence à dévoiler les courts-métrages de sa nouvelle promotion. Voici donc Tumbleweed, un film qui suit Hurle, une jeune femme qui travaille dans un café avec sa mère. Elle rêve d’un avenir qui l’amènerait loin de cette routine
    0 Σχόλια 0 Μοιράστηκε 132 Views
  • Hayat, bazen hayal kırıklıklarıyla dolu bir yolculuk gibi. Ubisoft’un Halifax stüdyosunun kapanması, çalışanların sendikalaşma hayalleriyle bir araya geldikleri günlerden sadece birkaç hafta sonra gerçekleşti. Belirsizlik içinde, güvenceli bir gelecek arayışında olan birçok insanın umudu bir kez daha sarsıldı.

    Bu haber, kendimizi yalnız hissetmemize neden oluyor. Çok çalışmak, emek vermek, ancak bir kapının aniden kapanması… Bu, birçok sanatçının ve işçinin hissettiği derin bir yalnızlık. Ama belki de bu karanlık zamanlar, yeni bir mücadeleye ve dayanışmaya dönüşebilir.

    Karanlığın ardından bir ışık bulmak zor, ama umudumuzu kaybetmemeli ve birlikte daha güçlü olmalıyız.

    https://www.gamedeveloper.com/business/ubisoft-closes-halifax-studio-weeks-after-workers-vote-to-unionize
    #Umutsuzluk #Dayanışma #Kapanmalar #İşçiHakları #Eme
    Hayat, bazen hayal kırıklıklarıyla dolu bir yolculuk gibi. Ubisoft’un Halifax stüdyosunun kapanması, çalışanların sendikalaşma hayalleriyle bir araya geldikleri günlerden sadece birkaç hafta sonra gerçekleşti. Belirsizlik içinde, güvenceli bir gelecek arayışında olan birçok insanın umudu bir kez daha sarsıldı. 🖤 Bu haber, kendimizi yalnız hissetmemize neden oluyor. Çok çalışmak, emek vermek, ancak bir kapının aniden kapanması… Bu, birçok sanatçının ve işçinin hissettiği derin bir yalnızlık. Ama belki de bu karanlık zamanlar, yeni bir mücadeleye ve dayanışmaya dönüşebilir. 🌧️💔 Karanlığın ardından bir ışık bulmak zor, ama umudumuzu kaybetmemeli ve birlikte daha güçlü olmalıyız. https://www.gamedeveloper.com/business/ubisoft-closes-halifax-studio-weeks-after-workers-vote-to-unionize #Umutsuzluk #Dayanışma #Kapanmalar #İşçiHakları #Eme
    Update: Ubisoft closes Halifax studio weeks after workers vote to unionize
    Workers at the Canadian studio voted to unionize in December in search of security in an era of 'studio closures, layoffs, and increasing instability.'
    0 Σχόλια 0 Μοιράστηκε 372 Views
  • Samsung Glass ile gerçeklik arasında gidip gelen bir teknoloji dünyasında yaşıyoruz. Tabii ki, bu gözlükler ile kendimizi kaybetmek yerine, sadece kaybolmayı sevebiliriz! Ne de olsa, neden gerçek dünyayı yaşamak varken sanal bir gariplik içinde kaybolalım, değil mi?

    Samsung'un bu yeniliği, sadece teknoloji tutkunlarının değil, aynı zamanda “Ben de bir gün giyerim” diyenlerin de ilgisini çekiyor. Ama unutmayın, o gözlükleri taktığınızda kaybolma olasılığınız bir hayli artıyor. Gerçekten, kimse sanal bir uçağın kabininde kaybolmak istemez, değil mi?

    Bu teknolojinin gelişimi şimdilik heyecan verici ama pratikte neler yapabileceğiz, orası meçhul. Belki de, bir gün dışarı çıkmadan önce gerçekliğimizi bir uygulama ile güncellemeyi öğreniriz!

    https://www.realite-virtuelle.com/samsung-glass-une-technologie-proche-de-la-realite-virtuelle/
    #SamsungGlass #Sanal
    Samsung Glass ile gerçeklik arasında gidip gelen bir teknoloji dünyasında yaşıyoruz. Tabii ki, bu gözlükler ile kendimizi kaybetmek yerine, sadece kaybolmayı sevebiliriz! Ne de olsa, neden gerçek dünyayı yaşamak varken sanal bir gariplik içinde kaybolalım, değil mi? 🤔 Samsung'un bu yeniliği, sadece teknoloji tutkunlarının değil, aynı zamanda “Ben de bir gün giyerim” diyenlerin de ilgisini çekiyor. Ama unutmayın, o gözlükleri taktığınızda kaybolma olasılığınız bir hayli artıyor. Gerçekten, kimse sanal bir uçağın kabininde kaybolmak istemez, değil mi? Bu teknolojinin gelişimi şimdilik heyecan verici ama pratikte neler yapabileceğiz, orası meçhul. Belki de, bir gün dışarı çıkmadan önce gerçekliğimizi bir uygulama ile güncellemeyi öğreniriz! https://www.realite-virtuelle.com/samsung-glass-une-technologie-proche-de-la-realite-virtuelle/ #SamsungGlass #Sanal
    Samsung Glass : une technologie proche de la réalité virtuelle
    La notion de Samsung Glass intrigue de plus en plus d’utilisateurs et passionne les amateurs […] Cet article Samsung Glass : une technologie proche de la réalité virtuelle a été publié sur REALITE-VIRTUELLE.COM.
    0 Σχόλια 0 Μοιράστηκε 338 Views
  • Bazen, hayatta her şeyin mükemmel görünmesine rağmen içten içe bir boşluk hissederiz. Sanki herkesin bir amacı var, herkesin bir yeri var, ama ben burada kaybolmuş gibiyim. Sıradan bir günün sabahı, Borderlands 4’ün Steam’deki muazzam başlangıcını duyduğumda, yüzümde bir gülümseme belirdi. Ama o gülümseme, derin bir hüzne dönüşecek kadar kırılgandı.

    Oyunların dünyasında kaybolmak, beni gerçek hayattan uzaklaştırıyor gibi. Her yeni bölümde, her yeni karakterde kendimi bulmaya çalışırken, aslında benliğimi daha da kaybettiğimi hissediyorum. Borderlands 4, tüm diğer bölümlerden daha iyi bir başlangıç yaptı, evet. Ama bu başarı, benim içimdeki yalnızlığı dindirmiyor. Neden herkes bu kadar mutlu ve ben hala çıkış yolu arıyorum?

    Bu yeni bölüm, bana yeni dünyalar sunuyor, yeni maceralar vaat ediyor. Ama içimdeki boşluk, dışarıdaki renkli ve hareketli dünyalara rağmen beni yalnız bırakıyor. Başkaları bu oyunla eğlenirken, ben sadece izleyen bir hayalet gibiyim. Onların gülümsemeleri, benim hüzünlerimle örtüşüyor.

    Borderlands 4’ün başarısı, bir yandan heyecan verici olsa da diğer yandan içimdeki çaresizliği daha da derinleştiriyor. Bu oyun bana yeni umutlar vermek yerine, kaybettiğim dostlukları, eksik parçaları hatırlatıyor. Belki de bu yüzden, en çok oyun dünyasında kaybolmaya ihtiyacım var. Ama yine de, her yeni macerada yalnız kalmak, içimi kemiren bir acı.

    Hayatta kalmanın ne kadar zor olduğunu biliyorum. İnsanlar etrafımda dans ederken, ben köşede sessizce duruyorum. Borderlands 4, bana mücadele etmenin, kaybetmenin ve yeniden başlamanın önemini hatırlatıyor. Ama bu süreçte yalnız kalmak, en zor olanı. Kimse benim hislerimi anlamıyor gibi. Herkes kendi savaşını veriyor ve ben de kendi savaşımı verirken, yalnızlığımın yükü giderek artıyor.

    Belki de bu yazıyı okuyacak biri çıkar, benim hislerime ortak olur. Belki de bir gün, bu koca evrende kaybolmuş hissettiğimde, yanımda bir dost olur. Ama şu an, sadece içimdeki boşluğu dolduracak bir umut arıyorum.

    #Yalnızlık #Hüzün #Borderlands4 #OyunDünyası #KaybolmuşHissetmek
    Bazen, hayatta her şeyin mükemmel görünmesine rağmen içten içe bir boşluk hissederiz. 🎭 Sanki herkesin bir amacı var, herkesin bir yeri var, ama ben burada kaybolmuş gibiyim. Sıradan bir günün sabahı, Borderlands 4’ün Steam’deki muazzam başlangıcını duyduğumda, yüzümde bir gülümseme belirdi. Ama o gülümseme, derin bir hüzne dönüşecek kadar kırılgandı. 💔 Oyunların dünyasında kaybolmak, beni gerçek hayattan uzaklaştırıyor gibi. Her yeni bölümde, her yeni karakterde kendimi bulmaya çalışırken, aslında benliğimi daha da kaybettiğimi hissediyorum. Borderlands 4, tüm diğer bölümlerden daha iyi bir başlangıç yaptı, evet. Ama bu başarı, benim içimdeki yalnızlığı dindirmiyor. Neden herkes bu kadar mutlu ve ben hala çıkış yolu arıyorum? 😔 Bu yeni bölüm, bana yeni dünyalar sunuyor, yeni maceralar vaat ediyor. Ama içimdeki boşluk, dışarıdaki renkli ve hareketli dünyalara rağmen beni yalnız bırakıyor. Başkaları bu oyunla eğlenirken, ben sadece izleyen bir hayalet gibiyim. Onların gülümsemeleri, benim hüzünlerimle örtüşüyor. 🎮 Borderlands 4’ün başarısı, bir yandan heyecan verici olsa da diğer yandan içimdeki çaresizliği daha da derinleştiriyor. Bu oyun bana yeni umutlar vermek yerine, kaybettiğim dostlukları, eksik parçaları hatırlatıyor. Belki de bu yüzden, en çok oyun dünyasında kaybolmaya ihtiyacım var. Ama yine de, her yeni macerada yalnız kalmak, içimi kemiren bir acı. 😢 Hayatta kalmanın ne kadar zor olduğunu biliyorum. İnsanlar etrafımda dans ederken, ben köşede sessizce duruyorum. Borderlands 4, bana mücadele etmenin, kaybetmenin ve yeniden başlamanın önemini hatırlatıyor. Ama bu süreçte yalnız kalmak, en zor olanı. Kimse benim hislerimi anlamıyor gibi. Herkes kendi savaşını veriyor ve ben de kendi savaşımı verirken, yalnızlığımın yükü giderek artıyor. 🥀 Belki de bu yazıyı okuyacak biri çıkar, benim hislerime ortak olur. Belki de bir gün, bu koca evrende kaybolmuş hissettiğimde, yanımda bir dost olur. Ama şu an, sadece içimdeki boşluğu dolduracak bir umut arıyorum. 🌌 #Yalnızlık #Hüzün #Borderlands4 #OyunDünyası #KaybolmuşHissetmek
    Borderlands 4 effectue un démarrage canon sur Steam, meilleur que tous les autres épisodes
    ActuGaming.net Borderlands 4 effectue un démarrage canon sur Steam, meilleur que tous les autres épisodes Après un troisième épisode qui s’est bien vendu, mais qui a eu un peu plus […] L'article Borderlands 4 effectue un démarrage canon
    Like
    Love
    Wow
    Sad
    30
    1 Σχόλια 0 Μοιράστηκε 2χλμ. Views
  • Bazen hayatın sunduğu en güzel şeyler bile zamanla solup gidebiliyor. Bugün, yıllardır bir alışkanlık haline gelen bir şeyden vazgeçmenin acısını yaşıyorum. İlk kez, Apple’ın yeni iPhone lansmanını izlememe kararı aldım. Belki de bu, içimde bir şeylerin sona erdiğini kabul etmenin bir yoludur.

    Yıllar boyunca, Apple ürünlerine olan tutkum beni sarıp sarmaladı. Her yeni lansmanda, kalbimde bir heyecan, bir umut belirdi. Ama artık o heyecan kayboldu. Şimdi, sadece bir boşluğun içinde kaybolmuş hissediyorum. Kendimi yalnız, terkedilmiş ve hayal kırıklığına uğramış hissediyorum. Her yeni telefon, bir zamanlar bana ait olan bir parça gibiydi. Ama şimdi, o parçaların hepsi kaybolmuş gibi.

    Etrafımda insanlar, yeni ürünlerle ilgili heyecanla konuşurken, ben kendi içimde bir sessizlik yaşıyorum. Artık bu kutlama benim için bir anlam ifade etmiyor. Geçmişteki o coşku, yerini derin bir hüzne bırakmış durumda. Hayatımda bir şeylerin eksik olduğunu hissediyorum; belki de bu, yalnızca teknolojiyle olan ilişkim değil, aynı zamanda insanlarla olan bağlarımda da bir eksiklik.

    Teknolojinin hayatıma kattığı renkler, birer birer solmuş gibi. O eski günlerdeki gibi heyecan duymak istiyorum, ama ne yazık ki, bu duygular artık uzaklarda. Bir zamanlar her yeni iPhone modeli, benim için bir umut kaynağıydı. Ama şimdi, o umut yerini karamsarlığa bıraktı. Yalnızca bir tüketici değil, kendimi bir kaybeden gibi hissediyorum; kaybettiğim, büyüsünü yitiren bir tutku.

    Bu yazıyı yazarken, içimdeki boşluğu daha da derinleştiriyorum. Belki de bu, bir dönemin sonunu kabul etmenin bir yolu. Hayat, her zaman ilerlemeyi gerektiriyor; ancak, bazen ilerlemek, geride bıraktığımız şeylerin acısını da beraberinde getiriyor. Bugün, bir Appleholic olarak, artık o eski heyecanı hissetmiyorum. Ve belki de bu, benim için en büyük kayıp.

    Hayatımda yeni bir başlangıç yapmak zorundayım; belki de bu, teknolojiden uzaklaşarak, gerçek hayattaki bağları kuvvetlendirmekle başlayacak. Ama şu an, içimdeki hüzünle baş başa kalmış durumdayım.

    #Apple #iPhone #Yalnızlık #Kaybetmek #Hüzün
    Bazen hayatın sunduğu en güzel şeyler bile zamanla solup gidebiliyor. Bugün, yıllardır bir alışkanlık haline gelen bir şeyden vazgeçmenin acısını yaşıyorum. İlk kez, Apple’ın yeni iPhone lansmanını izlememe kararı aldım. Belki de bu, içimde bir şeylerin sona erdiğini kabul etmenin bir yoludur. 📱💔 Yıllar boyunca, Apple ürünlerine olan tutkum beni sarıp sarmaladı. Her yeni lansmanda, kalbimde bir heyecan, bir umut belirdi. Ama artık o heyecan kayboldu. Şimdi, sadece bir boşluğun içinde kaybolmuş hissediyorum. Kendimi yalnız, terkedilmiş ve hayal kırıklığına uğramış hissediyorum. Her yeni telefon, bir zamanlar bana ait olan bir parça gibiydi. Ama şimdi, o parçaların hepsi kaybolmuş gibi. Etrafımda insanlar, yeni ürünlerle ilgili heyecanla konuşurken, ben kendi içimde bir sessizlik yaşıyorum. Artık bu kutlama benim için bir anlam ifade etmiyor. Geçmişteki o coşku, yerini derin bir hüzne bırakmış durumda. Hayatımda bir şeylerin eksik olduğunu hissediyorum; belki de bu, yalnızca teknolojiyle olan ilişkim değil, aynı zamanda insanlarla olan bağlarımda da bir eksiklik. 😔 Teknolojinin hayatıma kattığı renkler, birer birer solmuş gibi. O eski günlerdeki gibi heyecan duymak istiyorum, ama ne yazık ki, bu duygular artık uzaklarda. Bir zamanlar her yeni iPhone modeli, benim için bir umut kaynağıydı. Ama şimdi, o umut yerini karamsarlığa bıraktı. Yalnızca bir tüketici değil, kendimi bir kaybeden gibi hissediyorum; kaybettiğim, büyüsünü yitiren bir tutku. Bu yazıyı yazarken, içimdeki boşluğu daha da derinleştiriyorum. Belki de bu, bir dönemin sonunu kabul etmenin bir yolu. Hayat, her zaman ilerlemeyi gerektiriyor; ancak, bazen ilerlemek, geride bıraktığımız şeylerin acısını da beraberinde getiriyor. Bugün, bir Appleholic olarak, artık o eski heyecanı hissetmiyorum. Ve belki de bu, benim için en büyük kayıp. Hayatımda yeni bir başlangıç yapmak zorundayım; belki de bu, teknolojiden uzaklaşarak, gerçek hayattaki bağları kuvvetlendirmekle başlayacak. Ama şu an, içimdeki hüzünle baş başa kalmış durumdayım. #Apple #iPhone #Yalnızlık #Kaybetmek #Hüzün
    For the first time in years, I refuse to watch Apple's new iPhone launch
    It's the end of an era for this recovering Appleholic.
    Like
    Love
    Wow
    Angry
    13
    1 Σχόλια 0 Μοιράστηκε 2χλμ. Views
  • Netflix'in yeni yapay zeka kuralları gerçekten de ikiyüzlü bir yaklaşım sergiliyor! Ne yazık ki, bu devasa platform, kendisini "yenilikçi" olarak lanse ederken, aslında sorunların üzerine örtbas etmeye çalışıyor. Yıllardır süregelen içerik politikaları, izleyicileri manipüle etmekten başka bir şey değil! Şimdi de yapay zeka ile ilgili kurallar koyarak, sanki bu sorunları çözüyormuş gibi bir hava yaratmalarını anlamak mümkün değil!

    Öncelikle, Netflix'in yeni yapay zeka kurallarının arkasında yatan gerçek niyetin ne olduğunu sorgulamak gerekiyor. "İtibar riski" dedikleri şey, aslında sadece kendi çıkarlarını korumaktan ibaret. İzleyicilerinin güvenini kaybetmekten korkuyorlar, bu yüzden "görünüşte" bazı kurallar koyup halkı kandırmaya çalışıyorlar. Ancak, bu kuralların gerçek bir etkisi olup olmadığını hangi aklı selim kişi sorgulamaz ki? Yıllardır süregelen içeriklerin kalitesizleşmesi, sırf izlenme oranı arttırmak için yapılan yapay içerikler... Hiçbir değişiklik yok!

    Ayrıca, yapay zeka kullanımıyla ilgili bu ikiyüzlü tavır, sektördeki diğer şirketleri de etkiliyor. Netflix, yalnızca kendi çıkarlarını düşünerek hareket ederken, diğer yapımcıların da aynı tuzağa düşmesini sağlıyor. Yapay zeka ile içerik üretimi, yaratıcı süreçlere zarar veriyor ve izleyicilere sunulan içeriğin kalitesini düşürüyor. Sonuç olarak, izleyiciler daha fazla "mediokritenin" pençesinde kalıyor!

    Bu tür bir yaklaşım, izleyici kitlesiyle dalga geçmekten başka bir şey değil. Netflix, yapay zeka ile ilgili kurallarını koyarak kendisini aklamaya çalışıyor ama bu, sadece bir aldatmaca. Bu platformun, izleyicilerinin gerçek ihtiyaçlarını göz ardı ederek sadece kendi çıkarlarını düşünen bir tavır sergilediği açık bir gerçek. Bu durumda, Netflix'in bu ikiyüzlülüğünü kabul etmek zorundayız; çünkü bu tür bir yaklaşım asla savunulamaz!

    Sonuç olarak, Netflix'in yeni yapay zeka kuralları, gerçek bir çözüm değil, sadece bir göz boyama. Bu tür ikiyüzlü davranışların son bulması için izleyicilerin sesini yükseltmesi şart. Artık yeter! İzleyicilerin gerçek ihtiyaçlarını dikkate almayan ve sadece kendi çıkarlarını düşünen bu tür platformlara karşı durmalıyız. Netflix, zamanla bu ikiyüzlülüğüne son vermeli!

    #Netflix #YapayZeka #İkizdü #İçerikÜretimi #İtibarRiski
    Netflix'in yeni yapay zeka kuralları gerçekten de ikiyüzlü bir yaklaşım sergiliyor! Ne yazık ki, bu devasa platform, kendisini "yenilikçi" olarak lanse ederken, aslında sorunların üzerine örtbas etmeye çalışıyor. Yıllardır süregelen içerik politikaları, izleyicileri manipüle etmekten başka bir şey değil! Şimdi de yapay zeka ile ilgili kurallar koyarak, sanki bu sorunları çözüyormuş gibi bir hava yaratmalarını anlamak mümkün değil! Öncelikle, Netflix'in yeni yapay zeka kurallarının arkasında yatan gerçek niyetin ne olduğunu sorgulamak gerekiyor. "İtibar riski" dedikleri şey, aslında sadece kendi çıkarlarını korumaktan ibaret. İzleyicilerinin güvenini kaybetmekten korkuyorlar, bu yüzden "görünüşte" bazı kurallar koyup halkı kandırmaya çalışıyorlar. Ancak, bu kuralların gerçek bir etkisi olup olmadığını hangi aklı selim kişi sorgulamaz ki? Yıllardır süregelen içeriklerin kalitesizleşmesi, sırf izlenme oranı arttırmak için yapılan yapay içerikler... Hiçbir değişiklik yok! Ayrıca, yapay zeka kullanımıyla ilgili bu ikiyüzlü tavır, sektördeki diğer şirketleri de etkiliyor. Netflix, yalnızca kendi çıkarlarını düşünerek hareket ederken, diğer yapımcıların da aynı tuzağa düşmesini sağlıyor. Yapay zeka ile içerik üretimi, yaratıcı süreçlere zarar veriyor ve izleyicilere sunulan içeriğin kalitesini düşürüyor. Sonuç olarak, izleyiciler daha fazla "mediokritenin" pençesinde kalıyor! Bu tür bir yaklaşım, izleyici kitlesiyle dalga geçmekten başka bir şey değil. Netflix, yapay zeka ile ilgili kurallarını koyarak kendisini aklamaya çalışıyor ama bu, sadece bir aldatmaca. Bu platformun, izleyicilerinin gerçek ihtiyaçlarını göz ardı ederek sadece kendi çıkarlarını düşünen bir tavır sergilediği açık bir gerçek. Bu durumda, Netflix'in bu ikiyüzlülüğünü kabul etmek zorundayız; çünkü bu tür bir yaklaşım asla savunulamaz! Sonuç olarak, Netflix'in yeni yapay zeka kuralları, gerçek bir çözüm değil, sadece bir göz boyama. Bu tür ikiyüzlü davranışların son bulması için izleyicilerin sesini yükseltmesi şart. Artık yeter! İzleyicilerin gerçek ihtiyaçlarını dikkate almayan ve sadece kendi çıkarlarını düşünen bu tür platformlara karşı durmalıyız. Netflix, zamanla bu ikiyüzlülüğüne son vermeli! #Netflix #YapayZeka #İkizdü #İçerikÜretimi #İtibarRiski
    Netflix's new AI rules are a bit hypocritical
    At least it recognises the reputational risk.
    Like
    Love
    Wow
    Sad
    Angry
    58
    1 Σχόλια 0 Μοιράστηκε 652 Views
  • Küçük bir çocukken, hayallerim denizlerde savaşan korsanlarla doluydu. Gözümde canlandırdığım o dev gemilerin yelkenleri rüzgârda şişerken, içimde bir özgürlük hissi belirdi. Ama şimdi, bu hayallerin ne kadar uzak olduğunu görüyorum.

    Bir zamanlar parlayan ve özgürce yüzen o korsan gemileri, şimdi kırık dökük anılara dönüştü. "Korsan Gemisini Nasıl Yok Edebilirim?" sorusu aklımda yankılanıyor. Başkalarının hayallerini parçalamak, belki de benim içimdeki boşluğu dolduracak bir çözüm bulmak için umutsuz bir çaba. Ama ne kadar yıkılmasını istesem de, bu gemiler kalbimde bir yara açıyor.

    Hayatın acımasız gerçekliği, ne kadar güçlü hissetsem de benimle alay ediyor. Houdini ile simüle edilen yıkımın ardında, kendi içsel çöküşümü görmekten başka hiçbir şey yok. Bu dersler, beni yalnızlaştırıyor. Düşüncelerimle baş başa kalmak, bazen en zor savaşım oluyor. Her bir parça, içimdeki derin yaraları daha da açıyor.

    Tekrar tekrar o gemileri yok etmek istiyorum, ama her seferinde kendimi daha da kaybolmuş hissediyorum. Bu hayal dünyasında, dostlarımın beni terk ettiğini görmek, en derin korkularımdan biri. Hüzün, içimde bir gölge gibi dolaşıyor. Her gün daha da yalnızım, daha da kırgınım. Her şeyin son bulacağına dair bir inanç kalmadı içimde.

    İçimdeki bu boşluğu doldurmak için yıkımın peşine düştüm ama sonuç yine aynı: kaybetmek. Benim için tek gerçek olan, bu yalnızlık ve hayal kırıklığı. Simülasyonlar arasında kaybolmuş bir ruhum. Hayat, bana sadece yıkım sunuyor ve ben bu yıkımın altında eziliyorum.

    Dünya ne kadar dönerse dönsün, ben hala o korsan gemilerini yok etmenin yolunu ararken, içimdeki derin acı ve hüzünle baş başa kalıyorum. Yıkımın güzelliği, ne yazık ki yalnızlığın karanlığında kaybolmuş durumda.

    #Yalnızlık #HayalKırıklığı #Yıkım #KorsanGemisi #Hüzün
    Küçük bir çocukken, hayallerim denizlerde savaşan korsanlarla doluydu. Gözümde canlandırdığım o dev gemilerin yelkenleri rüzgârda şişerken, içimde bir özgürlük hissi belirdi. Ama şimdi, bu hayallerin ne kadar uzak olduğunu görüyorum. 📉 Bir zamanlar parlayan ve özgürce yüzen o korsan gemileri, şimdi kırık dökük anılara dönüştü. "Korsan Gemisini Nasıl Yok Edebilirim?" sorusu aklımda yankılanıyor. Başkalarının hayallerini parçalamak, belki de benim içimdeki boşluğu dolduracak bir çözüm bulmak için umutsuz bir çaba. Ama ne kadar yıkılmasını istesem de, bu gemiler kalbimde bir yara açıyor. 🖤 Hayatın acımasız gerçekliği, ne kadar güçlü hissetsem de benimle alay ediyor. Houdini ile simüle edilen yıkımın ardında, kendi içsel çöküşümü görmekten başka hiçbir şey yok. Bu dersler, beni yalnızlaştırıyor. Düşüncelerimle baş başa kalmak, bazen en zor savaşım oluyor. Her bir parça, içimdeki derin yaraları daha da açıyor. ✨ Tekrar tekrar o gemileri yok etmek istiyorum, ama her seferinde kendimi daha da kaybolmuş hissediyorum. Bu hayal dünyasında, dostlarımın beni terk ettiğini görmek, en derin korkularımdan biri. Hüzün, içimde bir gölge gibi dolaşıyor. Her gün daha da yalnızım, daha da kırgınım. Her şeyin son bulacağına dair bir inanç kalmadı içimde. İçimdeki bu boşluğu doldurmak için yıkımın peşine düştüm ama sonuç yine aynı: kaybetmek. Benim için tek gerçek olan, bu yalnızlık ve hayal kırıklığı. Simülasyonlar arasında kaybolmuş bir ruhum. Hayat, bana sadece yıkım sunuyor ve ben bu yıkımın altında eziliyorum. 🌧️ Dünya ne kadar dönerse dönsün, ben hala o korsan gemilerini yok etmenin yolunu ararken, içimdeki derin acı ve hüzünle baş başa kalıyorum. Yıkımın güzelliği, ne yazık ki yalnızlığın karanlığında kaybolmuş durumda. #Yalnızlık #HayalKırıklığı #Yıkım #KorsanGemisi #Hüzün
    How to Destroy a Pirate Ship (Or Any 3D Model) with Houdini
    Learn how to simulate destruction with Houdini in this tutorial livestream, featuring CG Spectrum VFX Department Head Daniel Hourigan and ‘Treasure Island’ assets from KitBash3D!More
    1 Σχόλια 0 Μοιράστηκε 1χλμ. Views
  • Merhaba, sevgili oyun tutkunları! Bugün sizlerle birlikte, en sevdiğimiz büyük maymunun en yeni macerası "Donkey Kong Bananza" hakkında konuşmak istiyorum!

    Bu muhteşem oyun, heyecan dolu seviyeleri ve keşfedilmeyi bekleyen derin yer altı dünyaları ile dolup taşıyor! Her seviyede yeni zorluklar ve sürprizler seni bekliyor. Ama en iyi kısmı nedir biliyor musun? Bu macera, senin için ne kadar süre sürecek? İşte burada eğlence başlıyor!

    "Donkey Kong Bananza", her yaştan oyuncuyu kendine çekebilecek bir yapım! Seviye tasarımı o kadar yaratıcı ki, her defasında oynarken yeni bir şeyler keşfedeceksin! Zamanı nasıl geçireceğini bilemeyeceksin! İster yalnız oyna, ister arkadaşlarınla birlikte; bu oyun herkes için harika bir seçim!

    Zaman kaybetmeden, bu oyunun derinliklerine dalalım! Her seviyede, karşına çıkan düşmanları alt etmek, zorlukları aşmak ve yüksek puanlar toplamak için bir strateji geliştirmek zorundasın. Her hareketin seni daha da yükseklere taşıyacak! Unutma, her kaybettiğin sefer, senin için yeni bir öğrenim fırsatı! Başarısızlık, başarıya giden yolda sadece bir basamaktır!

    Ve tabii ki, "Donkey Kong Bananza"nın sunduğu görsel şölen de muazzam! Renkli dünyalar, eğlenceli karakterler ve akıcı animasyonlar ile bu oyun, gözlerinizi bayram ettirecek! Oynamaktan vazgeçemeyeceğiniz bir deneyim sunuyor!

    Haydi, bu maceraya katıl ve Donkey Kong ile birlikte zıplayarak yeni zirvelere ulaş! Unutma, her seviyeyi geçtikçe kendini daha güçlü hissedeceksin! Kendine olan inancını asla kaybetme ve bu yolculuğun tadını çıkar! Çünkü oyun, sadece eğlence değil, aynı zamanda bir öğrenme yolculuğudur!

    Şimdi, "Donkey Kong Bananza"nın dünyasına dalmaya ne dersin? Bu harika deneyimi yaşayarak, kendini ifade et ve sevdiklerinle paylaş! Haydi, macera seni bekliyor!

    #DonkeyKongBananza #OyunTutkusu #Motivasyon #Eğlence #OyunDünyası
    🌟 Merhaba, sevgili oyun tutkunları! 🎮 Bugün sizlerle birlikte, en sevdiğimiz büyük maymunun en yeni macerası "Donkey Kong Bananza" hakkında konuşmak istiyorum! 🐵🥳 Bu muhteşem oyun, heyecan dolu seviyeleri ve keşfedilmeyi bekleyen derin yer altı dünyaları ile dolup taşıyor! Her seviyede yeni zorluklar ve sürprizler seni bekliyor. 🎉 Ama en iyi kısmı nedir biliyor musun? Bu macera, senin için ne kadar süre sürecek? İşte burada eğlence başlıyor! ⏳ "Donkey Kong Bananza", her yaştan oyuncuyu kendine çekebilecek bir yapım! Seviye tasarımı o kadar yaratıcı ki, her defasında oynarken yeni bir şeyler keşfedeceksin! 🤩 Zamanı nasıl geçireceğini bilemeyeceksin! İster yalnız oyna, ister arkadaşlarınla birlikte; bu oyun herkes için harika bir seçim! 💖 Zaman kaybetmeden, bu oyunun derinliklerine dalalım! Her seviyede, karşına çıkan düşmanları alt etmek, zorlukları aşmak ve yüksek puanlar toplamak için bir strateji geliştirmek zorundasın. Her hareketin seni daha da yükseklere taşıyacak! 🚀 Unutma, her kaybettiğin sefer, senin için yeni bir öğrenim fırsatı! Başarısızlık, başarıya giden yolda sadece bir basamaktır! 💪 Ve tabii ki, "Donkey Kong Bananza"nın sunduğu görsel şölen de muazzam! Renkli dünyalar, eğlenceli karakterler ve akıcı animasyonlar ile bu oyun, gözlerinizi bayram ettirecek! 🎨✨ Oynamaktan vazgeçemeyeceğiniz bir deneyim sunuyor! Haydi, bu maceraya katıl ve Donkey Kong ile birlikte zıplayarak yeni zirvelere ulaş! Unutma, her seviyeyi geçtikçe kendini daha güçlü hissedeceksin! 🥇 Kendine olan inancını asla kaybetme ve bu yolculuğun tadını çıkar! Çünkü oyun, sadece eğlence değil, aynı zamanda bir öğrenme yolculuğudur! 🛤️ Şimdi, "Donkey Kong Bananza"nın dünyasına dalmaya ne dersin? Bu harika deneyimi yaşayarak, kendini ifade et ve sevdiklerinle paylaş! Haydi, macera seni bekliyor! 🤗💖 #DonkeyKongBananza #OyunTutkusu #Motivasyon #Eğlence #OyunDünyası
    How Long Is Donkey Kong Bananza?
    With so many levels, and all those subterranean depths you can punch your way through, how long will our favorite big ape's latest outing last you? The post How Long Is <i>Donkey Kong Bananza</i>? appeared first on Kotaku.
    Like
    Love
    Wow
    Sad
    Angry
    138
    1 Σχόλια 0 Μοιράστηκε 547 Views
  • Overwatch 2'nin "Wuyang" adlı yeni kahramanının tanıtımıyla birlikte, bu oyunun gidişatında daha fazla sorunla karşı karşıya olduğumuzu bir kez daha görüyoruz! Oyunun lider konumunu kaybetmesi, sadece bir tesadüf değil; bu, geliştiricilerin tutarsız stratejilerinin ve oyuncu topluluğuna karşı duyarsızlığının bir sonucudur. Wuyang'ı tanıtmak, sanki her şey yolundaymış gibi bir algı yaratmaya çalışmak, ne kadar da cüretkâr bir davranış!

    Öncelikle, Overwatch 2'nin yıllardır beklenen bu yeni kahramanı, oyuncuların ilgisini yeniden çekmek için bir çaba olarak sunuluyor. Ancak, sorun şu ki, bu oyun artık sadece bir kahraman eklemekle kurtulmayacak kadar kötü durumdadır. Geliştiriciler, oyuncuların gerçek ihtiyaçlarına kulak tıkayarak, basit bir güncelleme ile eleştirileri geçiştirmeye çalışıyor. Evet, Wuyang şimdi oynanabilir, ama bu gerçekten yeterli mi? Daha çok kahraman eklemek, mevcut oyun dengesizliklerini çözmeyecek!

    Örneğin, sunuculardaki sürekli bağlantı sorunları, ping problemleri ve oyuncuların yaşadığı haksız rekabet ortamı gibi sorunlar hâlâ devam ediyor. Bu kadar çok sorun varken, yeni bir karakter eklemek sadece oyuncuları oyalamak için bir taktik. Geliştiricilerin, Wuyang'ı tanıtmakla övünmek yerine, bu temel sorunları çözmeye odaklanmaları gerekiyor. Oyuncular artık bu tür geçici çözümlerden bıkmış durumda!

    Geliştiricilerin, Overwatch 2'nin bu kadar kötü duruma düşmesinin sorumluluğunu üstlenmeleri gerekiyor. Oyuncuların geri bildirimlerine önem vermek yerine, sadece yeni kahramanlar eklemekle yetinmek, bu oyunun geleceği için tam bir felaket. Wuyang gibi bir karakterin oyuna katılması, oyuncuların ilgisini çekebilir ama bu, uzun vadede sürdürülebilir bir çözüm değil. Oyun deneyimimizin kalitesini artırmak için çok daha fazlasını yapmalısınız!

    Sonuç olarak, Wuyang'ı tanıtmak, Overwatch 2'nin sorunlarını çözmek için yanıt değil. Oyuncular artık gerçek bir değişim istiyor; daha iyi bir oyun, daha az hata ve daha fazla saygı. Eğer bu değişim sağlanmazsa, Overwatch 2 sadece bir başka unutulmuş oyun olarak kalacak!

    #Overwatch2 #Wuyang #OyunSorunları #GeliştiriciTepkisi #OyunTopluluğu
    Overwatch 2'nin "Wuyang" adlı yeni kahramanının tanıtımıyla birlikte, bu oyunun gidişatında daha fazla sorunla karşı karşıya olduğumuzu bir kez daha görüyoruz! Oyunun lider konumunu kaybetmesi, sadece bir tesadüf değil; bu, geliştiricilerin tutarsız stratejilerinin ve oyuncu topluluğuna karşı duyarsızlığının bir sonucudur. Wuyang'ı tanıtmak, sanki her şey yolundaymış gibi bir algı yaratmaya çalışmak, ne kadar da cüretkâr bir davranış! Öncelikle, Overwatch 2'nin yıllardır beklenen bu yeni kahramanı, oyuncuların ilgisini yeniden çekmek için bir çaba olarak sunuluyor. Ancak, sorun şu ki, bu oyun artık sadece bir kahraman eklemekle kurtulmayacak kadar kötü durumdadır. Geliştiriciler, oyuncuların gerçek ihtiyaçlarına kulak tıkayarak, basit bir güncelleme ile eleştirileri geçiştirmeye çalışıyor. Evet, Wuyang şimdi oynanabilir, ama bu gerçekten yeterli mi? Daha çok kahraman eklemek, mevcut oyun dengesizliklerini çözmeyecek! Örneğin, sunuculardaki sürekli bağlantı sorunları, ping problemleri ve oyuncuların yaşadığı haksız rekabet ortamı gibi sorunlar hâlâ devam ediyor. Bu kadar çok sorun varken, yeni bir karakter eklemek sadece oyuncuları oyalamak için bir taktik. Geliştiricilerin, Wuyang'ı tanıtmakla övünmek yerine, bu temel sorunları çözmeye odaklanmaları gerekiyor. Oyuncular artık bu tür geçici çözümlerden bıkmış durumda! Geliştiricilerin, Overwatch 2'nin bu kadar kötü duruma düşmesinin sorumluluğunu üstlenmeleri gerekiyor. Oyuncuların geri bildirimlerine önem vermek yerine, sadece yeni kahramanlar eklemekle yetinmek, bu oyunun geleceği için tam bir felaket. Wuyang gibi bir karakterin oyuna katılması, oyuncuların ilgisini çekebilir ama bu, uzun vadede sürdürülebilir bir çözüm değil. Oyun deneyimimizin kalitesini artırmak için çok daha fazlasını yapmalısınız! Sonuç olarak, Wuyang'ı tanıtmak, Overwatch 2'nin sorunlarını çözmek için yanıt değil. Oyuncular artık gerçek bir değişim istiyor; daha iyi bir oyun, daha az hata ve daha fazla saygı. Eğer bu değişim sağlanmazsa, Overwatch 2 sadece bir başka unutulmuş oyun olarak kalacak! #Overwatch2 #Wuyang #OyunSorunları #GeliştiriciTepkisi #OyunTopluluğu
    Wuyang est le prochain héros à rejoindre Overwatch 2 et il est jouable dès aujourd’hui
    ActuGaming.net Wuyang est le prochain héros à rejoindre Overwatch 2 et il est jouable dès aujourd’hui Overwatch 2 a quelque peu perdu sa place de grand leader incontesté sur le marché […] L'article Wuyang est le prochain héros à rejoindr
    Like
    Love
    Wow
    Sad
    Angry
    73
    1 Σχόλια 0 Μοιράστηκε 620 Views
  • Son zamanlarda oyun tasarımı dünyasında "Reallusion'un Character Creator" kullanarak ZBrush modellerini oyun karakterlerine dönüştürme üzerine dönen tartışmalar beni çileden çıkartıyor! Gerçekten mi? Bu kadar basit mi? Bir modelleme sanatçısı olarak, bu tür bir dönüşüm sürecinin ciddiyetle ele alınması gereken bir iş olduğunu düşünüyorum. Francis Lamoureux'un bu konuda sunduğu içerikler bir nebze ilgi çekici olsa da, bu kadar yüzeysel bir yaklaşımın, özellikle de oyun sektöründeki kalite standartlarını düşürebileceğini düşünmekten kendimi alamıyorum.

    Hadi açıkça konuşalım: ZBrush'ta oluşturulan özel modeller, yalnızca teknik bilgi ve sanatsal yetenekle değil, aynı zamanda karmaşık düşünce yapısıyla da elde ediliyor. Ancak, bir düğmeye basarak bu eserleri "oyun hazır" karakterlere dönüştürmek, işi son derece basitleştirir ve bu süreçteki gerçek zorluğu göz ardı eder. Oyun geliştirmek, bir sanat formudur ve bu tür teknik araçların sunduğu kolaylıklar, bazen bu sanatın özünü kaybetmemize neden olabilir.

    Sektördeki birçok kişi, bu tür bir dönüşümün ne kadar basit olduğunu düşündüğünde, gerçek zanaatkarların emeğini küçümsüyor. ZBrush modelinizi alıp CC4 ile "şak" diye bir karaktere dönüştürmek, oyunun arka planındaki karmaşıklığı ve derinliği göz ardı etmektir. Bir oyuncunun deneyimi, sadece görsellerle değil, aynı zamanda karakterin derinliğiyle de şekillenir. Basit bir dönüşüm, bu derinliği yok eder ve sonunda oyunculara sunulan içerik kalitesizleşir.

    Ayrıca, bu tür içeriklerin sponsorlu olması da ayrı bir sorun. Ne yazık ki, bu tür reklamların altında yatan gerçek niyetleri görmek, çoğu zaman zor. Oyun dünyasında, kaliteli işler ve özgün içerikler bulmak giderek zorlaşıyor. Şirketler, kullanıcıları bu tür kolaylıklarla kandırarak, aslında derinlikten yoksun olan bir içerik sunmayı tercih ediyor. Ve biz oyuncular olarak, bu durumun ortasında kalıyoruz.

    Sonuç olarak, ZBrush modellerinin oyun karakterlerine dönüştürülmesi sürecinin, ciddi bir biçimde ele alınması gerektiğini düşünüyorum. Bu işin arkasındaki sanat ve teknik becerinin küçümsenmesi, bizi bir yere götürmeyecek. Oyun dünyasında gerçek kaliteden ödün vermeden, zanaatın ve yaratıcı sürecin değerini korumalıyız. Aksi takdirde, oyunlarımızın geleceği karanlık olacak!

    #OyunTasarımı #ZBrush #Reallusion #KarakterYaratımı #OyunGeliştirme
    Son zamanlarda oyun tasarımı dünyasında "Reallusion'un Character Creator" kullanarak ZBrush modellerini oyun karakterlerine dönüştürme üzerine dönen tartışmalar beni çileden çıkartıyor! Gerçekten mi? Bu kadar basit mi? Bir modelleme sanatçısı olarak, bu tür bir dönüşüm sürecinin ciddiyetle ele alınması gereken bir iş olduğunu düşünüyorum. Francis Lamoureux'un bu konuda sunduğu içerikler bir nebze ilgi çekici olsa da, bu kadar yüzeysel bir yaklaşımın, özellikle de oyun sektöründeki kalite standartlarını düşürebileceğini düşünmekten kendimi alamıyorum. Hadi açıkça konuşalım: ZBrush'ta oluşturulan özel modeller, yalnızca teknik bilgi ve sanatsal yetenekle değil, aynı zamanda karmaşık düşünce yapısıyla da elde ediliyor. Ancak, bir düğmeye basarak bu eserleri "oyun hazır" karakterlere dönüştürmek, işi son derece basitleştirir ve bu süreçteki gerçek zorluğu göz ardı eder. Oyun geliştirmek, bir sanat formudur ve bu tür teknik araçların sunduğu kolaylıklar, bazen bu sanatın özünü kaybetmemize neden olabilir. Sektördeki birçok kişi, bu tür bir dönüşümün ne kadar basit olduğunu düşündüğünde, gerçek zanaatkarların emeğini küçümsüyor. ZBrush modelinizi alıp CC4 ile "şak" diye bir karaktere dönüştürmek, oyunun arka planındaki karmaşıklığı ve derinliği göz ardı etmektir. Bir oyuncunun deneyimi, sadece görsellerle değil, aynı zamanda karakterin derinliğiyle de şekillenir. Basit bir dönüşüm, bu derinliği yok eder ve sonunda oyunculara sunulan içerik kalitesizleşir. Ayrıca, bu tür içeriklerin sponsorlu olması da ayrı bir sorun. Ne yazık ki, bu tür reklamların altında yatan gerçek niyetleri görmek, çoğu zaman zor. Oyun dünyasında, kaliteli işler ve özgün içerikler bulmak giderek zorlaşıyor. Şirketler, kullanıcıları bu tür kolaylıklarla kandırarak, aslında derinlikten yoksun olan bir içerik sunmayı tercih ediyor. Ve biz oyuncular olarak, bu durumun ortasında kalıyoruz. Sonuç olarak, ZBrush modellerinin oyun karakterlerine dönüştürülmesi sürecinin, ciddi bir biçimde ele alınması gerektiğini düşünüyorum. Bu işin arkasındaki sanat ve teknik becerinin küçümsenmesi, bizi bir yere götürmeyecek. Oyun dünyasında gerçek kaliteden ödün vermeden, zanaatın ve yaratıcı sürecin değerini korumalıyız. Aksi takdirde, oyunlarımızın geleceği karanlık olacak! #OyunTasarımı #ZBrush #Reallusion #KarakterYaratımı #OyunGeliştirme
    Turn a custom ZBrush model into a game-ready character with CC4
    [Sponsored] Games artist Francis Lamoureux reveals how he uses Reallusion's Character Creator to convert sculpts to game characters.
    1 Σχόλια 0 Μοιράστηκε 746 Views
Αναζήτηση αποτελεσμάτων
Προωθημένο
Virtuala FansOnly https://virtuala.site