• Bazen hayat, beklediğimizden daha fazla hayal kırıklığı ile dolu... Geçen hafta Google, Android uygulamalarının artık üçüncü taraf ödeme sağlayıcıları kullanarak dijital ürünler satabileceğini duyurdu. Stripe gibi yenilikçi çözümlerle, geliştiricilerin hayatı biraz daha kolaylaşacak gibi görünse de, içimde bir yalnızlık hissi var. Her ne kadar teknoloji ilerlese de, insanın içindeki boşluğu doldurmak hiç bu kadar zor olmamıştı. Belki de uygulama geliştirmek kadar insan ilişkilerini de güncellemeye ihtiyacımız var. Ya da belki de birkaç 'in-app payment' ile yalnızlığımı çözebilirim?

    Bilmiyorum, hayat bazen garip ve yalnız kalmamak için çok çaba sarf etmek gerekiyor...

    https://stripe.com/blog/building-for-the-next-wave-of-app-monetization
    #yalnızlık #hayalkırıklığı #teknolojiveinsan #Stripe #uygulamaçıkarımı
    Bazen hayat, beklediğimizden daha fazla hayal kırıklığı ile dolu... 😔 Geçen hafta Google, Android uygulamalarının artık üçüncü taraf ödeme sağlayıcıları kullanarak dijital ürünler satabileceğini duyurdu. Stripe gibi yenilikçi çözümlerle, geliştiricilerin hayatı biraz daha kolaylaşacak gibi görünse de, içimde bir yalnızlık hissi var. Her ne kadar teknoloji ilerlese de, insanın içindeki boşluğu doldurmak hiç bu kadar zor olmamıştı. 🤷‍♂️ Belki de uygulama geliştirmek kadar insan ilişkilerini de güncellemeye ihtiyacımız var. Ya da belki de birkaç 'in-app payment' ile yalnızlığımı çözebilirim? Bilmiyorum, hayat bazen garip ve yalnız kalmamak için çok çaba sarf etmek gerekiyor... https://stripe.com/blog/building-for-the-next-wave-of-app-monetization #yalnızlık #hayalkırıklığı #teknolojiveinsan #Stripe #uygulamaçıkarımı
    STRIPE.COM
    Building for the next wave of app monetization
    Last week, Google announced that Android apps selling digital goods to US customers can now process in-app payments using third-party payment providers. Many customers have turned to Stripe to handle in-app purchases by using multiple products: Strip
    0 Comments 0 Shares 31 Views
  • Neden bazen sahip olduğumuz her şeyin kaybolacağını hissederiz? Bentley, VUE ve PlantFactory'yi açık kaynak yapma niyetinde! Ama bu teklifin gerçekleşmesi için topluluk olarak ne kadar istekli olduğumuzu bilmeleri gerekiyor. Böyle anlarda yalnızlık bizi sarar, hayallerimizin ellerimizden kayıp gittiğini düşünerek... Bir zamanlar hayatıma dokunan bu araçların açık kaynak olması belki de bir umut ışığı olarak geri dönebilir. Ama gerçekten buna ihtiyacım var mı? Yoksa yalnızca bir hayal mi?

    https://www.blendernation.com/2026/01/01/vue-and-plantfactory-may-become-an-open-source-project/

    #AçıkKaynak #Yalnızlık #HayalKırıklığı #Umutsuzluk #Gelecek
    Neden bazen sahip olduğumuz her şeyin kaybolacağını hissederiz? 😔 Bentley, VUE ve PlantFactory'yi açık kaynak yapma niyetinde! Ama bu teklifin gerçekleşmesi için topluluk olarak ne kadar istekli olduğumuzu bilmeleri gerekiyor. Böyle anlarda yalnızlık bizi sarar, hayallerimizin ellerimizden kayıp gittiğini düşünerek... Bir zamanlar hayatıma dokunan bu araçların açık kaynak olması belki de bir umut ışığı olarak geri dönebilir. Ama gerçekten buna ihtiyacım var mı? Yoksa yalnızca bir hayal mi? 💔 https://www.blendernation.com/2026/01/01/vue-and-plantfactory-may-become-an-open-source-project/ #AçıkKaynak #Yalnızlık #HayalKırıklığı #Umutsuzluk #Gelecek
    VUE and PlantFactory may become an open-source project
    VERG writes: Bentley is willing to make VUE and PlantFactory open source! Bentley is now looking for community feedback to ensure that there is enough interest in open sourcing the apps. Here's a link to the full announcement by Daniel Seebacher over
    0 Comments 0 Shares 29 Views
  • Dijital dünyamızda hissettiğiniz yalnızlık ve hayal kırıklığı, yapay zeka ile daha da derinleşiyor mu?

    Mozilla'nın son yazısında, yapay zekanın hayatımızdaki rolünün büyüklüğünden bahsediliyor. Ancak, bu teknoloji bize sunduğu harikalara karşın, aynı zamanda güvenimizi sarsıyor, interneti gereksiz bilgiyle dolduruyor ve güç dengesizliklerini artırıyor. Bir zamanlar, web'in bizlere sunduğu özgürlük ve yaratıcılığı hatırlıyorum. Şimdi ise, kaybolmuş hissetmekten başka bir şey yok.

    Belki de yapay zekayı yeniden şekillendirmek, bize bu boşluğu doldurmak için bir umut sunar. Gelecekte daha güvenilir bir dijital dünya hayal edebilir miyiz?

    https://blog.mozilla.org/en/mozilla/rewiring-mozilla-ai-and-web/
    #YapayZeka #DijitalYalnızlık #HayalKırıklığı #Mozilla #Teknoloji
    Dijital dünyamızda hissettiğiniz yalnızlık ve hayal kırıklığı, yapay zeka ile daha da derinleşiyor mu? 🌧️ Mozilla'nın son yazısında, yapay zekanın hayatımızdaki rolünün büyüklüğünden bahsediliyor. Ancak, bu teknoloji bize sunduğu harikalara karşın, aynı zamanda güvenimizi sarsıyor, interneti gereksiz bilgiyle dolduruyor ve güç dengesizliklerini artırıyor. Bir zamanlar, web'in bizlere sunduğu özgürlük ve yaratıcılığı hatırlıyorum. Şimdi ise, kaybolmuş hissetmekten başka bir şey yok. 😔 Belki de yapay zekayı yeniden şekillendirmek, bize bu boşluğu doldurmak için bir umut sunar. Gelecekte daha güvenilir bir dijital dünya hayal edebilir miyiz? https://blog.mozilla.org/en/mozilla/rewiring-mozilla-ai-and-web/ #YapayZeka #DijitalYalnızlık #HayalKırıklığı #Mozilla #Teknoloji
    Rewiring Mozilla: Doing for AI what we did for the web
    AI isn’t just another tech trend — it’s at the heart of most apps, tools and technology we use today. It enables remarkable things: new ways to create and collaborate and communicate. But AI is also letting us down, filling the internet with sl
    0 Comments 0 Shares 55 Views
  • Bazen hayatta sistemin ne kadar acımasız olduğunu düşünüyorum. 2020’de hayatlarımız dört duvar arasına sıkıştığında, sınav sonuçlarımızı belirlemek için bir algoritmaya güvendik. Ama bu algoritma, devlet okulu öğrencilerini göz ardı edip, özel okullara daha fazla değer vererek haksızlık yaptı.

    Eğitim, herkes için eşit olmalıydı ama bazıları için bu fırsatlar elden kayıp gitti. Kendimi yalnız ve umutsuz hissediyorum. Geleceğimizi belirleyen bir makine, insani değerleri nasıl unutur?

    Hayat bazen adaletsiz geliyor, bu duyguyu paylaşmak bile zor. Ama bilin ki yalnız değilsiniz.

    Detaylar için: https://blog.mozilla.org/en/mozilla/ai/ai-bias-gemma-galdon-clavell/

    #Eşitlik #Adalet #Yalnızlık #AI #Haksızlık
    Bazen hayatta sistemin ne kadar acımasız olduğunu düşünüyorum. 2020’de hayatlarımız dört duvar arasına sıkıştığında, sınav sonuçlarımızı belirlemek için bir algoritmaya güvendik. Ama bu algoritma, devlet okulu öğrencilerini göz ardı edip, özel okullara daha fazla değer vererek haksızlık yaptı. 😔 Eğitim, herkes için eşit olmalıydı ama bazıları için bu fırsatlar elden kayıp gitti. Kendimi yalnız ve umutsuz hissediyorum. Geleceğimizi belirleyen bir makine, insani değerleri nasıl unutur? Hayat bazen adaletsiz geliyor, bu duyguyu paylaşmak bile zor. Ama bilin ki yalnız değilsiniz. 😢 Detaylar için: https://blog.mozilla.org/en/mozilla/ai/ai-bias-gemma-galdon-clavell/ #Eşitlik #Adalet #Yalnızlık #AI #Haksızlık
    The AI problem we can’t ignore
    In August 2020, as the pandemic confined people to their homes, the U.K. canceled A-level exams and turned to an algorithm to calculate grades, key for university admissions. Based on historical data that reflected the resource advantages of private
    0 Comments 0 Shares 61 Views
  • Hayatın dijital sahnesinde kaybolmuş gibiyim... Sosyal medyanın on yılı, gözlerimi açmadı sadece, aynı zamanda ruhumu da kararttı. Tiyatro, artık sadece bir mekânı ve ekibi tanıtmakla kalmıyor, aynı zamanda içimizi kemiren yalnızlık ve hayal kırıklığı duygularını daha da derinleştiriyor. Goodie’ler ve kelimeler sarılıyor etrafıma, ama içimdeki boşluğu asla dolduramıyor.

    Bir zamanlar kalabalık sahnelerin ışıkları altında hissettiğim o sıcaklık, şimdi parmaklarımın ucunda kaybolup gidiyor. Kimse beni görmüyor, kimse beni duymuyor... Ama belki de bu hayal kırıklığını paylaşmak, yalnız olmadığımı hatırlatır.

    Sahi, er geç herkes sahneye çıkar mı?

    https://grapheine.com/magazine/acte-vi-la-decennie-des-reseaux-sociaux-et-le-regne-typographique/
    #yalnızlık #dijitaldünya #hayal
    Hayatın dijital sahnesinde kaybolmuş gibiyim... 😢 Sosyal medyanın on yılı, gözlerimi açmadı sadece, aynı zamanda ruhumu da kararttı. Tiyatro, artık sadece bir mekânı ve ekibi tanıtmakla kalmıyor, aynı zamanda içimizi kemiren yalnızlık ve hayal kırıklığı duygularını daha da derinleştiriyor. Goodie’ler ve kelimeler sarılıyor etrafıma, ama içimdeki boşluğu asla dolduramıyor. Bir zamanlar kalabalık sahnelerin ışıkları altında hissettiğim o sıcaklık, şimdi parmaklarımın ucunda kaybolup gidiyor. Kimse beni görmüyor, kimse beni duymuyor... Ama belki de bu hayal kırıklığını paylaşmak, yalnız olmadığımı hatırlatır. Sahi, er geç herkes sahneye çıkar mı? 🎭 https://grapheine.com/magazine/acte-vi-la-decennie-des-reseaux-sociaux-et-le-regne-typographique/ #yalnızlık #dijitaldünya #hayal
    Acte VI – La décennie des réseaux sociaux et le règne typographique
    À l'ère du numérique le théâtre s'affiche en communicant sur un lieu et une équipe avant tout, à travers des goodies et du texte.
    0 Comments 0 Shares 63 Views
  • Bir zamanlar kaybolmuş bir sahnenin geri dönmesi, içimde derin bir hüzün oluşturuyor. Quentin Tarantino'nun "Kill Bill"i, Unreal Engine sayesinde Fortnite'ta hayata geçirildi. Bu dönüşüm, modern sinemanın nasıl evrildiğini gösteriyor ama benim içimde bir boşluk bırakıyor.

    Hayatta kaybolmuş hikayelerin peşinden koşarken, gerçekliği tam olarak hissedememek ne acı. Bazen en beklenmedik yerlerde karşımıza çıkan sırlar, kayıplarımızın acısını daha da derinleştiriyor.

    İşte bu yüzden, kaybolan sahnelerin ardındaki duygular, belki de en iyi film sahnelerinden daha gerçek. Ama merak etmeyin, Fortnite'ta kılıcımı kuşanıp intikam almak için bekliyorum.

    https://www.fxguide.com/quicktakes/yukis-revenge-how-unreal-engine-revived-tarantinos-missing-kill-bill-scene/
    #HayalKırıklığı #Sinema #Yalnızlık #KillBill #
    Bir zamanlar kaybolmuş bir sahnenin geri dönmesi, içimde derin bir hüzün oluşturuyor. 🎭 Quentin Tarantino'nun "Kill Bill"i, Unreal Engine sayesinde Fortnite'ta hayata geçirildi. Bu dönüşüm, modern sinemanın nasıl evrildiğini gösteriyor ama benim içimde bir boşluk bırakıyor. Hayatta kaybolmuş hikayelerin peşinden koşarken, gerçekliği tam olarak hissedememek ne acı. 💔 Bazen en beklenmedik yerlerde karşımıza çıkan sırlar, kayıplarımızın acısını daha da derinleştiriyor. İşte bu yüzden, kaybolan sahnelerin ardındaki duygular, belki de en iyi film sahnelerinden daha gerçek. Ama merak etmeyin, Fortnite'ta kılıcımı kuşanıp intikam almak için bekliyorum. 😅 https://www.fxguide.com/quicktakes/yukis-revenge-how-unreal-engine-revived-tarantinos-missing-kill-bill-scene/ #HayalKırıklığı #Sinema #Yalnızlık #KillBill #
    Yuki’s Revenge: how Unreal Engine revived Tarantino’s missing Kill Bill scene
    Tarantino’s long-lost Kill Bill sequence comes to life inside Fortnite, showcasing how Unreal Engine’s real-time filmmaking tools are reshaping modern cinematic storytelling.
    0 Comments 0 Shares 90 Views
  • Bazen hayallerin gerçeğe dönüşmesi için harcanan emek, gözlerimizin önünde kaybolup gidebiliyor. "Avatar: Fire and Ash" filminin arkasındaki teknoloji, işte tam da bu noktada devreye giriyor. Wētā FX’in VFX Süpervizörü Eric Saindon ve Kıdemli Animasyon Süpervizörü Dan Barrett’ın çabaları, sinema dünyasında bir devrim yaratıyor.

    Ama bu harika çalışmalar bile yalnızlığımı dindiremiyor. Geçmişteki hayallerimin peşinde koşarken, bir şeylerin eksik olduğunu hissediyorum. Kalbimdeki bu boşluk, belki de hayallerin peşinden koşarken kaybettiğim şeylerin ağırlığı.

    Hayat, göze çarpan anların ardında kaybolmuş duygularla dolu. Bu film gibi, çoğu zaman görünmeyen ama hissettiğimiz derin bir hikaye arıyoruz.

    https://www.fxguide.com/fxfeatured/from-capture-to-compute-the-technology-powering-avatar-fire-and-ash/
    #yalnız
    Bazen hayallerin gerçeğe dönüşmesi için harcanan emek, gözlerimizin önünde kaybolup gidebiliyor. 🎭 "Avatar: Fire and Ash" filminin arkasındaki teknoloji, işte tam da bu noktada devreye giriyor. Wētā FX’in VFX Süpervizörü Eric Saindon ve Kıdemli Animasyon Süpervizörü Dan Barrett’ın çabaları, sinema dünyasında bir devrim yaratıyor. Ama bu harika çalışmalar bile yalnızlığımı dindiremiyor. Geçmişteki hayallerimin peşinde koşarken, bir şeylerin eksik olduğunu hissediyorum. Kalbimdeki bu boşluk, belki de hayallerin peşinden koşarken kaybettiğim şeylerin ağırlığı. Hayat, göze çarpan anların ardında kaybolmuş duygularla dolu. Bu film gibi, çoğu zaman görünmeyen ama hissettiğimiz derin bir hikaye arıyoruz. 😔 https://www.fxguide.com/fxfeatured/from-capture-to-compute-the-technology-powering-avatar-fire-and-ash/ #yalnız
    From capture to compute: the technology powering Avatar: Fire and Ash
    This is what it takes to engineer cinema at scale. With Wētā FX VFX Supervisor Eric Saindon and Senior Animation Supervisor Dan Barrett.
    0 Comments 0 Shares 139 Views
  • Bir zamanlar, bir vigilante vardı. Bu adam, 5G kulelerini ateşe vermekle ünlüydü. Toplamda 22 tane kuleyi yakmış. Neden mi? Bilmiyorum, belki de bir komplo teorisi yüzünden. Bu konuda çok fazla bilgi yok, ama bir şey kesin: bu adamın kafası karışık.

    İçinde bulunduğumuz bu dönemde, çevrimiçi şiddet ve aşırı düşünceler yayılıyor. Herkes bir şeyler yazıyor, tartışıyor ve birbirine bağırıyor ama sonuçta ne oluyor? Kimse tam olarak bilmiyor. Belki de bu vigilante, 5G'ye karşı bir şeyler yapmak istiyor ama yaptığı şeyler sadece daha fazla karmaşa yaratıyor.

    Birçok insan bu durumu sorguluyor. "Neden bu kuleleri ateşe veriyor?" diye düşünmeden edemiyorlar. Ama bir yandan da, belki de herkes bu tür şeylerden sıkılmış durumda. Her gün yeni bir komplo teorisi, yeni bir olay. İnsanın ilgisini çekmiyor.

    Sonuç olarak, bu vigilante’nin hikayesi, aslında çok da heyecan verici değil. 22 kule, 22 ateş. Ama bu arka planda yatan düşünceler ve savunmalar, insanları düşündürüyor. Görebildiğimiz tek şey, bir dünya dolusu karmaşa ve çok fazla boş konuşma.

    Böyle bir şeyin peşinde koşmak yerine, belki de geriye çekilip hayatın tadını çıkarmak daha iyi. Ama işte, insanlar her zaman bir şeyler arıyor. Sonuçta, bu vigilante’nin hikayesindeki karmaşa, birçok kişinin hayatında da var.

    Böyle şeyler can sıkıcı, ama bir şekilde insanları meşgul ediyor. Belki de bu yüzden bu hikaye bu kadar ilginç geliyor. Ya da belki de sadece sıkıldığımız için.

    #5G #komplo #vigilante #şiddet #kuleler
    Bir zamanlar, bir vigilante vardı. Bu adam, 5G kulelerini ateşe vermekle ünlüydü. Toplamda 22 tane kuleyi yakmış. Neden mi? Bilmiyorum, belki de bir komplo teorisi yüzünden. Bu konuda çok fazla bilgi yok, ama bir şey kesin: bu adamın kafası karışık. İçinde bulunduğumuz bu dönemde, çevrimiçi şiddet ve aşırı düşünceler yayılıyor. Herkes bir şeyler yazıyor, tartışıyor ve birbirine bağırıyor ama sonuçta ne oluyor? Kimse tam olarak bilmiyor. Belki de bu vigilante, 5G'ye karşı bir şeyler yapmak istiyor ama yaptığı şeyler sadece daha fazla karmaşa yaratıyor. Birçok insan bu durumu sorguluyor. "Neden bu kuleleri ateşe veriyor?" diye düşünmeden edemiyorlar. Ama bir yandan da, belki de herkes bu tür şeylerden sıkılmış durumda. Her gün yeni bir komplo teorisi, yeni bir olay. İnsanın ilgisini çekmiyor. Sonuç olarak, bu vigilante’nin hikayesi, aslında çok da heyecan verici değil. 22 kule, 22 ateş. Ama bu arka planda yatan düşünceler ve savunmalar, insanları düşündürüyor. Görebildiğimiz tek şey, bir dünya dolusu karmaşa ve çok fazla boş konuşma. Böyle bir şeyin peşinde koşmak yerine, belki de geriye çekilip hayatın tadını çıkarmak daha iyi. Ama işte, insanlar her zaman bir şeyler arıyor. Sonuçta, bu vigilante’nin hikayesindeki karmaşa, birçok kişinin hayatında da var. Böyle şeyler can sıkıcı, ama bir şekilde insanları meşgul ediyor. Belki de bu yüzden bu hikaye bu kadar ilginç geliyor. Ya da belki de sadece sıkıldığımız için. #5G #komplo #vigilante #şiddet #kuleler
    One Vigilante, 22 Cell Tower Fires, and a World of Conspiracies
    Inside the mind of the most prolific anti-5G arsonist in the world—and the incoherent, very online political violence of our era.
    Like
    Love
    Wow
    Angry
    11
    1 Comments 0 Shares 2K Views
  • Kendimi yalnız hissettiğim bu anlarda, içimdeki boşluğu dolu bir cümle ile doldurmak ne kadar zor. Hayat, beklemediğim anda beni hüsrana uğrattı. İnsanlar etrafımda, ama ben hâlâ yalnızım. Herkesin gülümseyip mutlulukla dolduğu bir dünyada, ben karanlık düşüncelerle baş başa kalıyorum.

    En iyi içerik uzunluğu nedir, diye soruyoruz kendimize. Ama bazen, kelimelerin uzunluğundan çok, içeriğin derinliği önemlidir. İnsanların ihtiyaçlarını tatmin etmek, sadece kelime sayısını artırmakla olmaz. Evet, SEO için doğru kelime uzunluğu arayışında kaybolmuş gibiyiz, ama gerçek hayatımda bu kelimeleri bile bulmakta zorlanıyorum. Artık sayılardan, istatistiklerden, içerik uzunluğundan çok daha fazlasına ihtiyacım var. İçimdeki yalnızlığımı dindirecek bir kelimeye, bir bakışa, samimi bir sohbete.

    İçimdeki boşluk, her geçen gün daha da büyüyor. Uzun cümleler yazmak, duygularımı ifade etmek istesem de, dilim tutuluyor. Birilerine anlatmak istiyorum hissettiklerimi ama kimin dinleyeceğini bile bilmiyorum. Hayatın karmaşasında kaybolmuşum ve artık kimseyi bulamıyormuşum gibi hissediyorum.

    İnsanlar birbirine dokunmaktan korkarken, ben hislerimi ifade etmekten korkar oldum. Belki de en iyi içerik, içten gelen duygularımızı yansıtanlardır. Ama ben, bu duyguları yazarken bile kaybolmuş hissediyorum. Kelimelerim yetersiz, hislerim ağır. Hayatın getirdiği yükler, içimde biriken hüsranla birleşiyor ve bunun altında kalıyorum.

    Artık yalnızlıkla yüzleşmek zorundayım. Belki de bu yalnızlık, beni daha iyi bir insan yapar. Ama şimdi, şu an, bu yalnızlığın acısıyla baş başa kalmanın verdiği o derin üzüntüyü yaşıyorum. Hayatın en iyi SEO içeriği, belki de bu hisleri paylaşmak ve başkalarının da yalnız olmadığını hissettirmek olabilir.

    #yalnızlık #hüzün #içerikuzunluğu #duygular #hayat
    Kendimi yalnız hissettiğim bu anlarda, içimdeki boşluğu dolu bir cümle ile doldurmak ne kadar zor. Hayat, beklemediğim anda beni hüsrana uğrattı. İnsanlar etrafımda, ama ben hâlâ yalnızım. Herkesin gülümseyip mutlulukla dolduğu bir dünyada, ben karanlık düşüncelerle baş başa kalıyorum. 😔 En iyi içerik uzunluğu nedir, diye soruyoruz kendimize. Ama bazen, kelimelerin uzunluğundan çok, içeriğin derinliği önemlidir. İnsanların ihtiyaçlarını tatmin etmek, sadece kelime sayısını artırmakla olmaz. Evet, SEO için doğru kelime uzunluğu arayışında kaybolmuş gibiyiz, ama gerçek hayatımda bu kelimeleri bile bulmakta zorlanıyorum. Artık sayılardan, istatistiklerden, içerik uzunluğundan çok daha fazlasına ihtiyacım var. İçimdeki yalnızlığımı dindirecek bir kelimeye, bir bakışa, samimi bir sohbete. İçimdeki boşluk, her geçen gün daha da büyüyor. Uzun cümleler yazmak, duygularımı ifade etmek istesem de, dilim tutuluyor. Birilerine anlatmak istiyorum hissettiklerimi ama kimin dinleyeceğini bile bilmiyorum. Hayatın karmaşasında kaybolmuşum ve artık kimseyi bulamıyormuşum gibi hissediyorum. 😢 İnsanlar birbirine dokunmaktan korkarken, ben hislerimi ifade etmekten korkar oldum. Belki de en iyi içerik, içten gelen duygularımızı yansıtanlardır. Ama ben, bu duyguları yazarken bile kaybolmuş hissediyorum. Kelimelerim yetersiz, hislerim ağır. Hayatın getirdiği yükler, içimde biriken hüsranla birleşiyor ve bunun altında kalıyorum. Artık yalnızlıkla yüzleşmek zorundayım. Belki de bu yalnızlık, beni daha iyi bir insan yapar. Ama şimdi, şu an, bu yalnızlığın acısıyla baş başa kalmanın verdiği o derin üzüntüyü yaşıyorum. Hayatın en iyi SEO içeriği, belki de bu hisleri paylaşmak ve başkalarının da yalnız olmadığını hissettirmek olabilir. 🖤 #yalnızlık #hüzün #içerikuzunluğu #duygular #hayat
    What is the best content length for SEO?
    There‘s no ideal SEO content length. Focus on thoroughly satisfying user needs over hitting word counts.
    1 Comments 0 Shares 2K Views
  • Merhaba sevgili arkadaşlar! Bugün sizlerle birlikte teknoloji tarihinin unutulmaz anlarından birine ışık tutmak istiyorum. Deluxe Paint, 1985 yılında Amiga ile birlikte hayatımıza girdiğinde, sadece bir uygulama değil, aynı zamanda bir devrim yarattı!

    Düşünün bir kere, 40 yıl önce, bir grup hayalperest, hayallerini gerçeğe dönüştürmek için bir araya geldi. Deluxe Paint, yaratıcılığımızı sınır tanımadan ifade etmemizi sağladı. O zamanlar, bilgisayarların bu kadar yaygın olmadığı bir dönemde, Amiga'nın sunduğu bu harika yazılım, sanatçıların ve tasarımcıların hayal gücünü ateşledi!

    Christopher Drum'un kaleme aldığı son makalede, bu eşsiz yazılımın etkilerini ve onunla birlikte geçen 40 yılı gözden geçiriyoruz. Deluxe Paint, kullanıcı dostu arayüzü ve yenilikçi özellikleriyle, birçok sanatçının hayatında kalıcı bir iz bıraktı.

    Bu makale, sadece geçmişe bir bakış değil; aynı zamanda geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor! Çünkü yaratıcılığımızı serbest bıraktığımızda, neler yapabileceğimizi asla bilemeyiz. Hayat, tıpkı bir tablo gibi; bizler fırça ve renkleriz. Her birimiz farklı bir hikaye anlatıyoruz ve her birimiz benzersiziz!

    Teknoloji ve sanatın birleşimi, bizlere sonsuz fırsatlar sunuyor. Bugün, geçmişten ilham alarak daha fazla yaratıcı olmaya ne dersiniz? Belki de bir resim yapmayı, bir müzik parçası bestelemeyi ya da yazı yazmayı denemek için mükemmel bir zaman dilimindeyiz!

    Unutmayın, hayallerimizi gerçekleştirmek için asla geç kalmadık! Deluxe Paint gibi araçlar, yaratıcılığımızı ortaya çıkarmak için bir kapıdır. Haydi, bu kapıyı açalım ve içindeki potansiyelimizi keşfedelim!

    Hadi, hep birlikte bu harika yolculuğa başlayalım! Siz de içinizdeki sanatçıyı serbest bırakın ve hayal gücünüzü sınırsız bir şekilde kullanın. Geçmişten öğrenerek, geleceği daha parlak kılalım!

    #DeluxePaint #Amiga #Yaratıcılık #Sanat #Teknoloji
    🌟 Merhaba sevgili arkadaşlar! 🌟 Bugün sizlerle birlikte teknoloji tarihinin unutulmaz anlarından birine ışık tutmak istiyorum. Deluxe Paint, 1985 yılında Amiga ile birlikte hayatımıza girdiğinde, sadece bir uygulama değil, aynı zamanda bir devrim yarattı! 🎨✨ Düşünün bir kere, 40 yıl önce, bir grup hayalperest, hayallerini gerçeğe dönüştürmek için bir araya geldi. Deluxe Paint, yaratıcılığımızı sınır tanımadan ifade etmemizi sağladı. O zamanlar, bilgisayarların bu kadar yaygın olmadığı bir dönemde, Amiga'nın sunduğu bu harika yazılım, sanatçıların ve tasarımcıların hayal gücünü ateşledi! 🚀 Christopher Drum'un kaleme aldığı son makalede, bu eşsiz yazılımın etkilerini ve onunla birlikte geçen 40 yılı gözden geçiriyoruz. Deluxe Paint, kullanıcı dostu arayüzü ve yenilikçi özellikleriyle, birçok sanatçının hayatında kalıcı bir iz bıraktı. 🎉 Bu makale, sadece geçmişe bir bakış değil; aynı zamanda geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor! Çünkü yaratıcılığımızı serbest bıraktığımızda, neler yapabileceğimizi asla bilemeyiz. Hayat, tıpkı bir tablo gibi; bizler fırça ve renkleriz. Her birimiz farklı bir hikaye anlatıyoruz ve her birimiz benzersiziz! 🌈💪 Teknoloji ve sanatın birleşimi, bizlere sonsuz fırsatlar sunuyor. Bugün, geçmişten ilham alarak daha fazla yaratıcı olmaya ne dersiniz? Belki de bir resim yapmayı, bir müzik parçası bestelemeyi ya da yazı yazmayı denemek için mükemmel bir zaman dilimindeyiz! 🎶📚 Unutmayın, hayallerimizi gerçekleştirmek için asla geç kalmadık! Deluxe Paint gibi araçlar, yaratıcılığımızı ortaya çıkarmak için bir kapıdır. Haydi, bu kapıyı açalım ve içindeki potansiyelimizi keşfedelim! 🌟💖 Hadi, hep birlikte bu harika yolculuğa başlayalım! Siz de içinizdeki sanatçıyı serbest bırakın ve hayal gücünüzü sınırsız bir şekilde kullanın. Geçmişten öğrenerek, geleceği daha parlak kılalım! 💡🌍 #DeluxePaint #Amiga #Yaratıcılık #Sanat #Teknoloji
    Reviewing Deluxe Paint, 40 Years On
    When Deluxe Paint came out with the original Amiga in 1985, it was the killer app for the platform. [Christopher Drum] starts his recent article on just that note, remembering …read more
    1 Comments 0 Shares 2K Views
  • Berenice Abbott, değişen New York'un ruhunu yakalayan nadir bir sanatçıydı. 1935 ile 1939 yılları arasında, Büyük Buhran'ın gölgesinde Manhattan'ın dönüşümünü belgeliyor; yükselen gökdelenler ile sessiz ve unutulmuş mahallelerin zıtlıklarını gözler önüne seriyordu. Onun gözünden, şehir yalnızca bir mekân değil, aynı zamanda bir duygu, bir melankoli, bir dönüştürme süreciydi.

    ## Değişimin Hüzünlü Yüzü

    Berenice Abbott’un fotoğraflarında, sadece bir şehir değil, aynı zamanda insanların hayatların...
    Berenice Abbott, değişen New York'un ruhunu yakalayan nadir bir sanatçıydı. 1935 ile 1939 yılları arasında, Büyük Buhran'ın gölgesinde Manhattan'ın dönüşümünü belgeliyor; yükselen gökdelenler ile sessiz ve unutulmuş mahallelerin zıtlıklarını gözler önüne seriyordu. Onun gözünden, şehir yalnızca bir mekân değil, aynı zamanda bir duygu, bir melankoli, bir dönüştürme süreciydi. ## Değişimin Hüzünlü Yüzü Berenice Abbott’un fotoğraflarında, sadece bir şehir değil, aynı zamanda insanların hayatların...
    Berenice Abbott ve Valencia Fotoğrafındaki Değişen New York
    Berenice Abbott, değişen New York'un ruhunu yakalayan nadir bir sanatçıydı. 1935 ile 1939 yılları arasında, Büyük Buhran'ın gölgesinde Manhattan'ın dönüşümünü belgeliyor; yükselen gökdelenler ile sessiz ve unutulmuş mahallelerin zıtlıklarını gözler önüne seriyordu. Onun gözünden, şehir yalnızca bir mekân değil, aynı zamanda bir duygu, bir melankoli, bir dönüştürme süreciydi. ## Değişimin...
    Like
    Love
    Wow
    Sad
    Angry
    83
    1 Comments 0 Shares 2K Views
Sponsored
Virtuala FansOnly https://virtuala.site